Reklam
Home » 07 - Ruhsal Mesajlar » Noroteoloji – Tanrinin Insan Beyninde Fiziksel Baglantisi Var mi?

Noroteoloji – Tanrinin Insan Beyninde Fiziksel Baglantisi Var mi?

Shutterstock_2149425_2

Noroteoloji – Tanrinin Insan Beyninde Fiziksel Baglantisi Var mi?

William James “Dinsel Deneyimin Cesitliligi”nde insan turlerinin evrensel inanc sistemlerini ayrintilandirir. Gustav Jung Tanri inancimizi evrensel arketip olarak adlandirdi, kollektif  bilincdisimizin butunsel bir parcasi.

Pennsylvania universitesi sinir sistemi uzmani ve “Inandigimiz Seye Neden Inaniriz”in yazari Dr. Andrew Newberg insan beyninin din ve spirituelligi nasil isledigini izleme yollari uzerinde calisiyor.

Ornegin, neden Tanri, din, UFOlar, komplo teorileri ve mucizevi tedavilerden buyulenmeye devam ediyoruz, bilim bu iddialarin cogunu kabul etmeyebildiginde bile? Basitce soylemek gerekirse: Inandigimiz seye neden inaniriz?

Newberg spirituel, sosyal ve bireysel inanclarimizin temelini olusturan mekanizmalari inceliyor, yasamlarimizda anlam ve butunluk bulmak icin biyolojik olarak guduldugumuzu iddia ediyor. Gercekte, beyinlerimiz bizi hayatta kalma – amacli gereksinimlerimizin cok daha otesine goturebilen inanclar sistemi yaratma ve surdurme kapasitesine sahiptir. Bu inanc sistemleri sadece ahlak kurallarini ve degerlerini sekillendirmez, ayni zamanda bedenlerimizi ve zihinlerimizi iyilestirmek icin, yakin iliskilerimizi guclendirmek icin ve baskalariyla ruhsal baglantilarimizi derinlestirmek icin kullanilabilir.  Ancak, bunlar ayni zamanda manipule etmek ve kontrol icin de kullanilabilir, cunku inanc sistemlerimizi baskalarina empoze etmek icin biyolojik bir egilim ile de dogariz. Inanclarimizin iyilestirme veya incitme, mutlulugu veya hastaligi buyutme veya toplumsal anlasmazlik veya baris uretme icsel gucu, onun kitabinin temelini olusturan temadir.

Erken tip kariyerini beynin Alzheimer’s ve Parkinson’s hastaliklari, depresyon ve endise gibi norolojik ve psikiyatrik kosullarda nasil calistigini inceleyerek gecirdikten sonra, Newberg bu beyin – tarama teknolojisini aldi ve bunu spirituel olana yonlendirdi: anlamsiz veya anlami bilinmeyen kelimelerle konusan Franciscan rahibeler, Tibetli Budistler ve Pentecostal Hristiyanlar. Pennsylvania Universitesindeki ekip uyeleri bulduklari seye sasirdilar.

“Dini ve spirituel inanclari ve uygulamalari dusundugumuz zaman, uygulamalarda ve geleneklerde muazzam benzerlik goruyoruz.”

Alnimizin hemen arkasindaki bolge olan on lob dua ve meditasyonda dikkatimizi odaklamamiza yardimci olur. Kafatasimizin arkasina yakin yerlesik olan parietal (yan) lob duyusal bilgimizin mevkisidir. Newberg bunun kisinin kendisinden daha buyuk bir seyin parcasi olma duygusuna dahil oldugunu soyluyor. Merkezde derin sekilde yerlesmis olan limbik sistem duygularimizi duzenler ve husu ve sevinc duygularindan sorumludur.

Reklam

Newberg dini harika dengeleyici olarak adlandirir ve beynin benzer alanlarinin dua ve meditasyon sirasinda etkilendigini isaret eder. Newberg bu beyin taramalarinin, beynimizin Tanri’ya inanmak icin insa edildiginin kanitini sunabilecegini ileri surer. Jung’u taklit ederek, yuksek bir guce inanmamizi kolaylastiran insan zihninin evrensel ozellikleri olabilecegini soyler.

Bazi rahibeler ve baska inanirlar beyin taramalarini insan varliklar ve Tanri arasinda yaradilistan gelen, fiziksel bir iletim hattinin kaniti olarak savunurlar. Onlara gore, Tanri’nin insanlara beyin fonksiyonlari vasitasiyla Kadiri Mutlak ile iletisim kurma yolu vermesi anlamlidir.

Bazi ateistler bu beyin taramalarini, din ve Tanri ile baglantili olan duygularin beyin devresinin tezahurlerinden baska bir sey olmadiginin kaniti olarak gorduler.

Scott Artan kendisini ateist olarak dusunmez, ama o beyin taramalarinin insanlarin neden Tanriya inandiklarinin anlayisi acisindan cok az sey sundugunu soyluyor. O bir antropologtur ve “Guvendigimiz Tanrilar: Dinin Evrimsel Manzarasi”nin yazaridir. Dini evrim ve Darwinci adaptasyonun yan urunu olarak gorur.

http://www.dailygal axy.com/my_ weblog/2007/ 04/neurotheology _i.html#more

Inancin Biyolojisi

Joseph Campbell’e gore, insanlar ve tanrilari arasinda rituel vasitasiyla algilanan husu uyandiran mesafe,  mitin tek harika hikayesidir: baslangicta kaynak ile bir idik, ama kaynaktan ayrildik ve simdi geri donus yolunu bulmaliyiz.”

Insan ve onun spirituel kaynaklari arasindaki bu orijinal durumu duzeltmek, erken avci kulturlerden Isa’nin Tanri’ya giden yolu sundugu Hristiyan teolojisine, Buddha’nin ogretilerini izleyerek birligin ulasilabildigi Budizme,  Allah’in iradesine teslim olma ile uzlasmaya ulasilan Islama kadar tum buyuk inanc sistemlerinin vaadidir.

Askin ruhsal haller uretmek icin rituel yetenegi, hipotalamus ve otonom sinir sistemleri uzerine ve en sonunda beynin kalanina dua, muzik, meditasyon ve fiziksel egzersiz gibi ritmik rituellestirilmis davranislarin etkisinin sonucudur. Andrew Newberg’in “Neden Tanri Terk etmeyecek – Beyin Bilimi ve Inancin Biyolojisi” kitabinda Andrew Newberg’e gore bu spirituel aktiviteler kan basincini dusurebilir, kalp atisini yavaslatabilir, solunum hizini azaltabilir, kortizol hormonu seviyelerini azaltabilir ve bagisiklik sisteminde pozitif degisimler yaratabilir.

(Çeviri. Saffet)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

Saatlerde Çift Rakam Gördüğünüz Zaman Aşk Hayatımızla İlgili Anlamları

Saatlerin üst üste gelip aynı sayıyı saat ve dakika bir göstermesi ile oluşmaktadır. Tesadüf eseri …