Home » 05 - Aydınlatan Hikayeler » Önce seçimlerimizi yaparız, sonra da seçimlerimiz bizi şekillendirir

Önce seçimlerimizi yaparız, sonra da seçimlerimiz bizi şekillendirir

19. Yüzyılın sonunda İngiliz ayakkabı sanayicileri Afrika’nın çeşitli yerlerine pazar araştırmaları yapmaları için uzmanlar gönderdiler. Sanayi devrimi ile birlikte üretim ve arz artmıştı ve fabrikalarda üretilen on binlerce ihtiyaç fazlası ayakkabı çiftini pazarlayabilmek için yeni pazarlar bulmaya çalışılıyordu. Afrika’yı gezip dönen uzmanların hepsi son derece karamsar raporlar yazdılar; ” Afrika’da insanlar yalın ayak geziyorlar ve ayakkabının ne olduğu bile bilinmiyor.” İstisnasız bütün raporların sonunda; “Değil Afrika’ya ayakkabı satmaya çalışmak, pazar araştırması yapmak için masraf yapıp uzman göndermeye bile değmez “ sonucuna varılmıştı.

Aynı dönemde Çekoslovakya’nın küçücük bir şehrinde (Zlin ) kurulmuş olan Bata isminde aile şirketi niteliğinde bir ayakkabı fabrikasının olağanüstü girişimci sahibi Thomas Bata’da gözünü Afrika’ya dikmişti ve kendi yetiştirdiği çok güvendiği bir satıcısını Kongo’ya gönderdi ve pazar araştırması yaptırdı. Gelen rapor İngilizlere verilen raporlar gibi başlıyordu; “Afrika’da insanlar yalın ayak geziyorlar ve ayakkabının ne olduğunu bilmiyorlar.” Bu bilinen başlangıç raporun sonunda çok farklı bir değerlendirme ile bitiyordu; “Bu durumda Afrika ayakkabı satabilmek için dev bir pazar. Rakip yok, ürün saplantısı yok, harika iş yapılabilir hemen yatırım yapılmalı”

Thomas Bata hemen Afrika’ya çıkarma yaptı. Yüzyıl bittiğinde Bata ayakkabıları, Afrika’da Bata’ya ait nerede ise her yerleşim biriminde olan dükkanlarda satılmakta idi ve dahası Nijerya, Kenya, Fas, Güney Afrika, Mısır, Sierra Leone, Libya, Sudan, Cezayir, Senegal, Kongo, Tanzanya, Rodezya’da Bata fabrikalarında üretilmekte idi.

Afrika’daki yalın ayaklar Bata’yı bugün bütün dünyada 6000 i kendi mağazası olmak üzere 25.000 bayisi, 6800 çalışanı ve 56 dev fabrikası olan, günde 120.000 kişiye ayakkabı satıp yılda 45 milyon ayakkabı üreten uluslararası bir imparatorluk yaptılar. Üstelik bulunduğu yerlerde sosyal projeleri ile çok faydalı insancıl yatırımlar yapan bir müesseseyi yarattılar.

Daha doğrusu bence bu dev atılımın ilk adımını iki kişi attı. Birincisi patronunun ne istediğini anlayan, herkesin baktığı yerde farklıyı görebilen bir uzmandı ve ikincisi de bütün zorluklara rağmen işinde büyümeyi seçen bunun için de herkesin yaptığını yapmaması gerektiğini sezen bir girişimci idi.
————————

Hepimiz bakarız ama sadece bir kısmımız “görürüz” Oysa başarının anahtarı “görebilmek”. Görebilen insanlara bütün toplumların ihtiyacı var. Eğitim sistemleri “görebilen insan” yetiştirmeli. Peki “görmeyi” kime nasıl öğreteceğiz?
Şöyle düşünelim; hızla akan bir nehrin kıyısındayız. Kimler karşıya geçebilecek? Kimler bu kıyıda kalacak? Cevap basit; “Kimler suyun içindeki elverişli akıntıyı ve bu akıntıdaki değişimi görebiliyor ise o geçecek”
Peki, akıntıyı görmek ne ile mümkündür?
Zeka ile mi?
Bence etkisi var ama sınırlı. Yaşamım boyunca suyun içine öte yanında çok parlak zeka işareti vermeyen insanlar gördüm.
Detaylara düşkün bir bakış alışkanlığı ile mi?
Öyle olduğunu söyleyenler vardır ama bence kesinlikle değil. Detaycıların pek azı suları aşar. Çoğu düşünür durur.
Bilgi birikimi ile mi?

Dunning sendromu” diye öğrenilmesi gereken bir gerçek var. Çok defa bilenler tutukturlar yani cahillerden daha az cesaretli ve girişimcidirler.
O zaman cesaretliler mi geçecek?

Evet suyu geçenlerin hepsi muhakkak ki cesaretlidir. Zaten cesaretsiz olanların hiç şansı yok. Suya “korkular platformundan “ bakanlar engelleri , tuzakları, komploları ve tehlikeleri görür ya da sezdiğini sanır ve harekete bile geçmezler. Ama şurası da gerçek ki boğulanların da hepsi cesaretli idiler. Demek ki salt cesaret yetmiyor.

Bu yazıları yazarken daha baştan kendi kendime sorduğum yukarıdaki soruların yanıtlarını ve varmak istediğim noktayı bildiğim sanılmasın. İşte tam bu satırları yazarken başka bir hikayenin kucağında düşünmek gerektiğini hissettim….
Bir şehrin kapısında, yaşlı, beyaz sakallı, bilge görünümlü bir kişi oturmaktadır. Şehre ilk kez gelen bir yabancı yaşlı adama yaklaşır ve sorar: “Baba yerleşecek yer arıyorum bu şehir nasıl bir yerdir?” Yaşlı adam cevap vermez. Soru tekrarlanınca, kafasını kaldırır ve bir soru sorar; “Nasıl bir yerden kaçıyorsun evlat?” Adam cevap verir; “İnsanların hırslı dolayısıyla huzursuz ve çatışmacı oldukları sürekli rekabet içerisinde yaşadıkları bir yerdi.” Yaşlı adam üzgün gözlerle; “Burası da böyle evlat, burası da böyle…” Ve sonra sordu; “Sen nasıl bir yer arıyorsun evlat?” Adam cevap verdi “Bereketli bir yer arıyorum, emeğinin karşılığını süt ve bal olarak alacağım evim gibi hissedeceğim bir yer arıyorum.” Yaşlı adam gülerek cevap vermiş; “Burası da öyle evlat, burası da da öyle!…”

Bizler aslında dilimizin değil kalbimizin seçimlerini görürüz. Görebilmek çok kez elimizde değil ama seçimlerimiz bizim seçimlerimiz.
Yaşasaydı Anne Frank gelecek hafta 89 yaşında bilge yaşlı bir kadın olacaktı. 16 yaşında bilge bir genç kız olarak öldürüldü. Bu yazıya da onun şu sözü ile son verelim;

“Our lives are fashioned by our choices. First we make our choices, then our choices make us.”

(Hayatlarımız seçimlerimiz tarafından şekillendiriliyor. Önce seçimlerimizi yaparız, sonra da seçimlerimiz bizi şekillendirir)

Sonsuz Şifa Bireysel Seansları her derde çare buluyor.

Sunu1sdresdeKendi dönüşümünüzü kendiniz sağlayamıyorsanız

Cavit Çağ’ın uyguladığı
SONSUZ ŞİFA Enerjisi BİREYSEL SEANSI alarak
Geçmişte yaşadığınız olayların
Fiziksel, Ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarınızda biriken toksinlerinden
Bilinçaltınızda oluşan çöp inanç, korku, öfke, acı ve nefretin üzerinizdeki olumsuz etkisiniden, kurtulup
Hayatınıza yeniden Sevinci, Neşeyi, Mutluluğu getirerek, Esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu aydınlatarak
Kalıcı kalite ve sağlık getirebilir,
Aynı bedende yeniden sağlıklı olarak doğabilirsiniz.

Kendinize bu armağanı alın..

Siz buna LAYIKSINIZ

Tel: 0533 835 2473

(WHATS APP” tan da arayabilirsiniz)

Eğer 18:00-21:00 arası bu telefonu ararsanız,

Herhangi bir ARACI olmadan Cavit ÇAĞ‘la görüşebilirsiniz.

Sevinç, Neşe, Mutlulukla birlikte Sonsuz ŞİFA sizinle olsun.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

Normalleştirmeyin…

İş ve eş gereği ABD Houston Teksas’ta yaşıyorum. Geçen hafta başımdan geçen ilginç ve gerçekten …