Home » 07 - Ruhsal Mesajlar » KADERİ DEĞİŞTİRME – HATHOR BİLGİLERİ –

KADERİ DEĞİŞTİRME – HATHOR BİLGİLERİ –

Bugün sizinle kader konusunu konuşmak istiyoruz, çünkü bu konuda büyük bir yanlış anlama vardır. Sizin kaderiniz sabit, değişmez bir şey değildir. O tümüyle önceden belirlenmiş bir şey değildir. Kaderinizin bazı veçheleri bir kalıp olarak belirlenmiştir, ama bu kalıplar her zaman için değişmez değildir. Bu kader veçheleri olasılıklardır ve değişebilirler. Eğer hayatınıza, yukarı doğru çıkan (yükseliş) ya da aşağı doğru inen (gerileme) bir sarmal olarak bakarsanız, hayatın enerji titreşiminizi ya yükselttiğini ya da düşürdüğünü görebilirsiniz. Bilinç yükselir ya da iner. O daha önce sözünü ettiğimiz tahterevalli gibi iki yana sallanabilir. İnsan deneyimi öyledir ki, insan -bir sarmal çizerek- çok yüksek farkındalık ve hâkimiyet düzeylerine de çıkabilir, daha düşük farkındalık düzeylerine de inebilir. Kaderiniz ve onu değiştirme meselesi sizin farkındalığınıza, seçiminize ve titreşiminize bağlıdır. Bir seçiminiz olduğunu idrak edecek yeterli farkındalığa sahip olmanız gerekir. Eğer bu kitapta verdiğimiz yöntemleri uygularsanız, farkındalığınızm yükseldiğini görecek ve her şeyde seçime sahip olduğunuzu idrak edeceksiniz. Hayatta bir piyon ya da kurban olmadığınızı, seçeneklere sahip olduğunuzu idrak edecek kadar farkındalığınızı yükselttiğinizde, gelecek özgür ve değişime açık hale gelir. Bu idrak değişikliği sizin -sözde- kaderinizi değiştirmenin anahtarını oluşturur. Hayatınızda gelişen dışsal kalıpların, bilincinizde tuttuğunuz önceki kalıpların ifadeleri olduğunu kabul ettiğinizde, özgürlük yakındır. Bu kalıplar, siz, ana-babanız, aileniz, öğretmenleriniz, akranlarınız ve toplumunuzdaki diğer kişiler tarafından ekilen inançların meyve vermesi,

gerçekleşmesidir. Bu inançların bazıları yerlerine kilitlenmiş görünse de, onlar değiştirilebilirler; ve içinizde tuttuğunuz bu inançları ancak siz değiştirebilirsiniz. İnsanlarda, zor durumlara bakıp, bu durumlar istedikleri gibi gelişmediği için üzülme eğilimi vardır. Bizim perspektifimizden bu kayıp bir fırsattır, çünkü eğer bir şey istediğiniz gibi gitmiyorsa ve bu duruma siz güçlü bir tepki duyuyorsanız, o zaman bu hoşnutsuzluğun gücü yapıcı bir biçimde kullanılabilir.

Yapılması gereken şey, meydana gelen olayların tümüyle ve bilinçle farkında olarak ve onlara karşı duyduğunuz duygusal tepkiye dikkat ederek, bu meselede bir seçime sahip olduğunuzu hatırlamaktır. Dışarıdaki durumu değiştirmeniz mümkün olmayabilir, ama ona duyduğunuz içsel tepkiyi değiştirebilirsiniz. İçsel tepkinizi değiştirerek, üzerinde kaderinizin gelişip değişeceği ekseni yaratırsınız.

Günlük yaşamınızdan alınabilecek binlerce örnekten birini verelim. Diyelim ki çok önem verdiğiniz bir insanla bir ilişki içindesiniz, ama o kişi size aynı şekilde karşılık vermiyor. Hatta, o sizi reddediyor, sizinle birlikte olmak istemiyor. Bu acı verici bir durumdur, çünkü sizin onunla birlikte olmaya verdiğiniz önem ve bu konuda duyduğunuz bağımlılık, onunla birlikte olamayınca size acı vermektedir. Böylece, kendinizi reddedilmiş, küçük düşmüş, düş kırıklığına uğramış hissedersiniz. Oysa o insanın sizden uzak durduğunu anladığınız anda, onu ya da kendinizi suçlamak yerine, tüm deneyimin farkındalığı içinde kalsanız, duyduğunuz acı hafiflerdi. Onun sizden uzaklaştığının farkında olmanız, bu duruma duyduğunuz duygusal tepkinin farkında olmanız ve bu meselede seçime sahip olduğunuzun farkında olmanız, bu durumu farklı bir biçimde birçok farklı biçimde- deneyimlemeyi

seçmenize olanak verir.

Bir olayı nasıl deneyimleyeceğ iniz konusunda yaptığınız seçim, bu olaydan sonra kaderin nasıl gelişeceğini belirler. Gerçekten de, içinizde duyduğunuz tepkiler içsel mekanizmaları n bir ifadesi haline gelerek, daha sonra dışarıda tezahür ederler. Her an, gösterdiğiniz her tepkiyle, farkında olarak ya da olmayarak geleceğinizin tohumlarını ekiyorsu¬nuz. Farkmdalıkla, sonuçlan ve kaderinizi olumlu bir biçimde etkileyebilirsiniz. O halde, örnekte yer alan ve sizi reddeden o kişi ve bu reddedilmeye sizin tepkiniz iki farklı şeydir. Bu olayı nasıl deneyimleyeceğ inizle ilgili geniş bir seçimler dizisine sahipsinizdir. Ancak, insanlarda, yeni olayları geçmiş deneyimlere dayanarak deneyimleme eğilimi olduğunu görüyoruz. Örneğin, sizde, reddedilmeyi bekleme, düş kırıklığına uğrama, suçlama vs. gibi bir kalıp olabilir. Bu kalıp, sizin olumsuz düşüncelerinizi ve duygusal tepkilerinizi -bıktıracak

derecede- yeniden yaratma eğiliminde olacaktır. Allahtan, bir başka yol vardır!

Dediğimiz gibi, hayatınızdaki herhangi bir olayı ya da deneyimi yaşamanın birçok yolu vardır. Size önerimiz, bir karşılık olarak, “en yüksek seçim ifadesini” benimsemenizdir. “En yüksek seçim ifadesi” derken, size en yüksek farkındalık düzeyini, en yüksek seçim düzeyini ve gelişen kaderinizle en yüksek titreşimsel rezonans düzeyini sunacak içsel uyumlanma ya da tutumu saptamayı kastediyoruz.

En yüksek seçim, şefkatin kullanılmasıyla ilgilidir. Bu, size her ne yapılırsa yapılsın, yine de şefkat tutumunu sürdürebileceğiniz anlayışıdır -ki bu şefkat diğer insanların tepkilerini ve sizin tepkinizi kabulü içerir. Şefkatle davrandığınızda, her şeyin her an, elinden gelen en iyi biçimde tekâmül ettiği anlayışıyla davranmaktası nızdır. Bu, insanların kendileri için en iyi görünen seçimlerde bulunduklarını ya da kendileri için çok kötü görünen seçimlerde bulunduklarını anlamaktır. Yine de, siz nasıl özgür iradeye sahipseniz, onlar da bu seçimlerde bulunma konusunda özgür iradeye sahiptirler. Böylece, düş kırıklığı, üzüntü, öfke, suçluluk vs. hissettiğiniz o anlarda, şefkat tutumu, içinizdeki bu duygusal tepkileri bir kabul tutumuna dönüştürmenizi sağlar.

O zaman gerçekten dikkate değer şeyler olur. Hayatınızda olan bitenlere duyduğunuz duygusal tepkileri sağlıklı bir kabulle tuttuğunuzda, onlar değişmeye ve enerjilerini dağıtmaya başlar. Seçimlere sahip olduğunuzu hatırladığınızda, farkındalığm berraklığı size dönecektir! Başkalarına ve kendinize şefkatle yaklaşarak titreşim alanınızı yükseltirsi¬niz, ki bu kaderi değiştirmenin bir sonraki anahtarıdır.

Şefkat, insanın o yüksek titreşimsel rezonans hallerine erişebileceği kapıdır; ve oradan sonra insanın kaderi en derin ve güzel biçimde değişir. Yine, tüm bunların anahtarı -bir andan diğer ana, bir ilişkiden diğer ilişkiye hayatınızın her anında meydana gelir. Her an, dışınızda ya da içinizde olan bitenlere nasıl bir karşılık vereceğinizi seçersiniz. Eğer kendi duygusal tepkilerinize ortak olursanız, o zaman size hizmet etmeyebilecek bir kader plânınınm sürdürülmesine ortak oluyorsunuz demektir. Tüm büyük ruhsal üstatlar ve öğretmenler gibi, birçok danışman ve psikolog da bu konuyu size açıklamıştır. Bunun yine de tekrarlanması gerekmektedir. Yaşamınızda deneyimlediğiniz her olayda farkındalığı, kabulü ve şefkati seçerseniz, bu seçim size ödül olarak bilgelik ve huzur getirecektir.

Tüm varlıkların tekâmül etmekte ve o anda kendileri için ellerinden gelen en iyi seçimlerde bulunduklarını anlamalısınız. Nasıl sizin bazı seçimleriniz size ya da onlara acı verebiliyorsa, bazı insanların seçimleri de size ya da kendilerine acı verebilir. Ancak, hayatı bu şefkat ve kabul paradoksunda tutarak, bu güçlü duygusal tepkilerin daha hızlı bir biçimde dağılıp yatışmasını ve farkmdalığın berraklığının ortaya çıkmasını sağlarsınız. Hiçbir şey sabit ya da statik olmadığından, her şey daima değiştiğinden, yeni idrakiniz titreşiminizi yükseltecek, sizi, aradığınız o daha yüksek kadere ulaştıracaktır.

Bunlar, kaderi değiştirip istediğiniz gibi gelişmesini sağlamanın üç anahtarıdır:

farkındalık

seçim

titreşim

Kutsal kitabınızda İsa’nın şu sözleri yer alır: “O, ona zaten sahip olana verilecek; sahip olmayandan ise o geri alınacaktır.” Burada İsa, evrensel titreşim yasasını ima etmektedir. Eğer bir şeye sahip olmak, kaderinizde bir şeyi yaşamak istiyorsanız, onu bilincinizde bir titreşim olarak tutmak zorundasınız. Onun kendisini ifade edebilmesi için, sizin onun hissine sahip olmanız, onu hissetmeniz gerekir. Eğer siz onun hissine ya da titreşimine sahip değilseniz, o zaman o kendini ifade edemez.

Eğer sevgi dolu ilişkiler istiyorsanız, o zaman o sevgi dolu ilişkilerin titreşimini kendi bilincinizde tutmanız gerekir; o zaman, manyetizm-yasası gereğince (benzerin benzeri çekmesi sonucunda), kendinize sevgi dolu insanları çekersiniz. Eğer bu anda sevgi dolu ilişkilere sahip değilseniz, tam tersine düş kırıklığı, öfke, ayrılık ve yalıtılmışlık içindeyseniz, o zaman olumsuz bir titreşim barındırdığınız ve manyetizm-yasası gereğince de kendinize aynı şeyi çektiğiniz gerçeğini kabul etmelisiniz. Titreşiminizi değiştirmek için düşünce biçiminizi ve duygusal yanlış-algılamaları nızı değiştirmelisiniz. Titreşim, kaderi değiştirmenin anahtarıdır -daha bü yük bir idrake, daha büyük bir yaşama ve daha büyük ödüllere giden kapıların nihai anahtarıdır.

Bu güç sizin ellerinizdedir, ve dediğimiz gibi, bu konuda yüksek bilincin üç veçhesinin öğrenilmesi gerekir. Her durumda seçimin mümkün olduğu farkındalığmı sürdürmelisiniz! Gerçekten de, belli bilinç halleri vardır ki insan bu hal içindeyken seçime sahip olduğunun farkında değildir, kendini çaresiz ve umutsuz hisseder. Bu bilgiyi okuyan bazılarınız, kendinizi, size tamamen umutsuz gelen, bir çıkış yolunu hayal dahi edemediğiniz bir durumda bulabilirsiniz. Ancak, şunu çok iyi anlamalısınız: Gelecekteki dışsal realitenizi değiştirmenin anahtarları, içinizde yaptığınız seçimlerden kaynaklanır. Bir durum ne kadar umutsuz görünürse görünsün, içsel yöneliminizi değiştirip, yeni bir kader kalıbının tohumunu ekebilirsiniz, ve güneş nasıl mutlaka yükselecekse, bu kader de öyle kesin olarak gerçekleşecektir! Böylece, birinci anahtar, seçime sahip olduğunuzu fark etmek, ikinci anah¬tar ise o seçimi yapmaktır.

İnsanlar bazen seçim yapmakta zorlanırlar. Birçok insanın, bir durumdan kurtulmak için seçim yapmak yerine, üzüntülü ve sıkıntılı bir biçimde etrafta dolandığını, kendini olumsuzluğa kaptırdığını, başına gelen şeyden ötürü başkalarını, kendisini ya da geçmişini suçladığını görüyoruz. Bu, “atalet” denen ve kendini sizin kişisel enerjinizde uyuşukluk, hareket etme konusunda gönülsüzlük şeklinde gösteren bir fiziksel yasanın ifadesidir. Eğer hareket etmeye gönüllü değilseniz, o zaman hayat akışı içinde bulunmuyorsunuz demektir -çünkü hayat daima hareket etmekte ve daima değişmektedir. Bir kez seçime sahip olduğunuzun farkına vardığınızda, o zaman, başınıza gelen herhangi bir olayı ya da deneyimi nasıl değerlendireceğ iniz konusunda bir içsel seçimde bulunmanız gerekir.

Bizce, yapılabilecek en verimli seçim, daha önce “en yüksek seçim ifadesi” olarak belirttiğimiz ve şefkat tutumuyla gelen seçimdir. Neler düşünüyor ya da hissediyor olursa¬nız olun, hem kendinizi hem de diğer kişiyi bir şefkat tutumu içinde tutmak bilinçte bir rezonans başlatır ve bu titreşimsel alan başkalarını da etkileyip değiştirebilir. O sizi kesinlikle değiştirecektir! Siz bu şefkat ve kabul tutumunu sürdürdükçe, eninde sonunda duygusal enerjiler eşitlenmeye başlayacak ve olumlu seçimler yapabilmek için gerekli farkındalık ve berraklık ortaya çıkacaktır. O zaman siz başka bir titreşimsel rezonansa gireceksiniz ki buna “yükselmiş tutum” da denir. Ve bu sizin üçüncü anahtarınızdır! Kendinizi ve başkalarını kabul etme ve bağışlamayı içeren bu yükselmiş tutum gerçekten yüksek bir titreşim taşır ve düşük titreşimlerde elde edebileceğinizden farklı seçimlere ve sonuçlara yol

açar.

Evrenin yasaları kişisel-ötesi ve kesin olduğundan, her gün, anbean yaptığınız seçimler gelecekteki kaderinizin kalıbını hazırlar. Şefkat ve kabul gibi yükselmiş bir farkındalık ve his halleri içinde ektiğiniz tohumlar yaşamınızı ve gelişen bilincinizi destekleyecektir. Gerçekten de, bu yükseliş tohumları sayısız sonuçlara, çeşitli durumlara ve hatta, farklı kaderlere dönüşürler.

Dünyalı arkadaşlar, özgürlüğünüzün, yükselişinizin ve tekâmülünüzün üç anahtarını kendi ellerinizde tutuyorsunuz. Bunlar:

Daima seçimlere sahip olduğunuzun farkındalığı.

Bu seçimleri uygulama yeteneği.

Sürekli olarak yeni ve daha yüksek bir titreşime ulaşma potansiyelidir.

Seçim yapan sizsiniz. Ve içinde bulunduğunuz durum ne kadar zor olursa olsun, hiç kimse sizin yerinize seçim yapamaz. Ancak kalbinizi sevgiye açarak, daima sizi huzura kavuşturacak yüksek bir seçim yapabilirsiniz. Her an haya tmızın dışsal olaylarını etkileyemeseniz de, içsel yöneliminizi değiştirebilirsiniz. Bu size, heyecan verici seçimler üreten yeni perspektifler verecek ve kaderinize daha çok hükmetmenizi sağlayacaktır.

İçinizde, en düşüğünden en yükseğine kadar tüm titreşimleri nasıl barındırdığınızı görüyoruz. Siz en şeytani ve hayvani olanı da ifade edebilirsiniz, en semavi ve meleksi olanı da, ve bu ikisinin arasındaki her şeyi de. Bu sizin doğanızdır; ve ruhsal ustalık, kaderinizi seçimlerinizin belirleyeceği anlayış ve farkındalığma sahip olmaktır.

 

HATHOR BİLGİLERİ

Yükselmiş Bir Uygarlıktan Mesajlar

Tom Kenyon-V. Essene

 

Akaşa Yayınları (s.188-s.195)

Sonsuz Şifa Bireysel Seansları her derde çare buluyor.

Sunu1sdresdeKendi dönüşümünüzü kendiniz sağlayamıyorsanız

Cavit Çağ’ın uyguladığı
SONSUZ ŞİFA Enerjisi BİREYSEL SEANSI alarak
Geçmişte yaşadığınız olayların
Fiziksel, Ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarınızda biriken toksinlerinden
Bilinçaltınızda oluşan çöp inanç, korku, öfke, acı ve nefretin üzerinizdeki olumsuz etkisiniden, kurtulup
Hayatınıza yeniden Sevinci, Neşeyi, Mutluluğu getirerek, Esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu aydınlatarak
Kalıcı kalite ve sağlık getirebilir,
Aynı bedende yeniden sağlıklı olarak doğabilirsiniz.

Kendinize bu armağanı alın..

Siz buna LAYIKSINIZ

Tel: 0533 835 2473

(WHATS APP” tan da arayabilirsiniz)

Eğer 18:00-21:00 arası bu telefonu ararsanız,

Herhangi bir ARACI olmadan Cavit ÇAĞ‘la görüşebilirsiniz.

Sevinç, Neşe, Mutlulukla birlikte Sonsuz ŞİFA sizinle olsun.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

TEHLİKELİ YAŞAMANIN COŞKUSU

Cesur olanlar kafalarının dikine gider. Bütün tehlike fırsatlarını ararlar. Hayat felsefeleri sigorta şirketlerininkine benzemez. Onların …