Reklam
Home » 03 - Düşünce Gücü » İYİMSERLİK BİR SEÇİMDİR ! | Sonsuz Şifa

İYİMSERLİK BİR SEÇİMDİR ! | Sonsuz Şifa

Geçmişte sonucunu olumsuz olarak deneyimlediğimiz olaylardan yola çıkarak, yeni bir işe başlangıç arifesinde çoğumuzun kendisini sorgulayıp, olabilecek en kötü senaryoları aklına getirmekten kendisini alıkoyamadığı zamanları olmuştur. Yaşayarak öğrendiklerimizden bize kalan bu felaket senaryoları, inanç sistemimiz üzerinde ciddi şekilde önyargılar oluştururken, daha sonra alacağımız karar ve aksiyonlar karşısında kesinleşmiş hükümler vermemize ve hatta birikimler sonucu depresif ruh haline bile neden olabilir.

Yetenek Yönetimi Bölümü

Sarf ettiğimiz emeklerin, çabaların beklediğimiz sonuca ulaşmaması durumunda, sonucu değiştiremeyeceğimize dair oluşan inancımızı “Öğrenilmiş Çaresizlik” olarak tanımlayan “Pozitif Psikoloji”nin kurucusu Dr. Martin Seligman1 başarmak istediklerini üst üste aldıkları yenilgilerle olumlu sonuçlandıramayan kişilerin başarısızlık halini kalıcı olarak algıladıklarını, ne yaparlarsa yapsınlar sonucu değiştiremeyeceklerine inandıklarını ve bu durumun da onların motivasyonlarını azaltarak dirençlerini kırdığını söyler.

1 Pennsylvania Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı, pozitif psikolojinin kurucusudur.

Bunun aksine “Öğrenilmiş İyimserliği” bir işi başarmanın mutlaka bir yolunun olduğuna inanmak, yaşanan başarısızlığı geçici bir durum olarak görmek ve sorunlara çözüm geliştirmek için art arda hamle yapmak üzerine kurulu bir zihin durumu olarak tarif eden Dr. Seligman’a göre çaresizlik öğrenilebiliyorsa çaresizlikten kurtulmak için gerekli olan becerileri edinmek kısacası iyimserliği öğrenmek de mümkündür.

Peki, nasıl daha iyimser olabiliriz? İyimser düşünmek öğrenilebilir mi?

İyimser olmak, iyimser düşünmek sadece kendimize olumlu şeyler söylemek ya da hayatı tozpembe görmek değildir. Önemli olan hayatta zor günlerin de olduğunu kabul edip, başımıza istemediğimiz şeyler geldiğinde isyan etmek yerine, bu zor zamanların da geçeceğini bilip yılmamak ve her koşulda mücadeleye devam etmektir. Kabul edelim ki yaşamda hepimizin başına birtakım sorunlar gelmiştir, gelmeye de devam edebilir ve hayatımız birden değişebilir. Ancak zorluklar karşısında gösterdiğimiz pozitif yaklaşımlar –iyimser olmak, olumlu düşünmek– aynı zamanda dayanıklılık gücümüzü de gösterir. Olayları anlamlandırma, bizi sınayıcı olumsuz koşullardan ders çıkarma; inanç ve motivasyonumuzu yitirmeden devam etme gücünü kendimizde bulma hali olan dayanıklılık, sorunlar karşısında mücadele etme gücümüzü artıracağı gibi en nihayetinde yenilgilerimizi başarıya dönüştürme fırsatını da mutlaka bize verecektir. Zorluklar karşısında kendini kurban gibi görmenin aksine mücadeleyi bırakmayıp inatla devam edenlerin kendilerini geliştirip yeni yollar bulmaları kaçınılmazdır. Zorluklara maruz kalmak, eğer doğru bir davranışla –psikolojiyle– yaklaşırsak dayanıklılığımızı artırıp bizi güçlendirecektir.

Diane L Coutu2, dayanıklı insanların üç temel niteliği olduğunu söyler:

2 Merkezi Cambridge Massachusetts’de bulunan Banyan Family Business Advisors şirketinin müşteri ilişkileri direktörüdür ve “How Resilience Works” isimli HBR makalesinin yazarıdır.

1-Gerçekleri kabullenme kararlılığı. Çoğu insan bir yıkımla karşılaştığında önce bu durumu “inkar” eder. Sonra “kızgınlık” baş gösterir. Daha sonra gerçeğin tamamını değil bir kısmını kabul etme “pazarlığı” işin içine girer. Kişi durumuyla yüzleşmeye başladığında “depresyona” girer ve sonunda durumu “kabullenir.” Kabullenmek, yeni bir başlangıç demektir. Sorunları çözmek için önce onları kabullenmek gerekir. Gelişme, güçlenme ve olgunlaşma kabullenmeyle başlar.

2-Hayatın güzelliklerle beraber olumsuzlukları da barındırdığı, iyiliklerle birlikte kötülüklerin de olduğu bilincinde olma. En önemlisi de, bütün zorluklarına rağmen hayatın yaşanılır olduğuna inanmak ve bu inancı hiç kaybetmemektir. İnsanın önce yaşadığı zorlukları anlamlandırması ve kendisini “kurban” psikolojisine sokmaması gerekir.

3-Doğaçlama yeteneği. Bir sorunu eldeki mevcut imkanlarla çözme yeteneğidir. Bir sorunla karşılaştığımızda daha önce sahip olduğumuz imkânlardan yoksun olabiliriz. Dayanıklılığı yüksek insanlar, eldeki imkanları birleştirerek çözüm üretirler. Esnek ve dayanıklı olmak için doğaçlama yapmayı bilmek gerekir. Sorunlar karşısında eli kolu bağlı oturmak yerine, yapılabilecek olanın en iyisini yapmak üzere eldeki imkanlarla çözüme doğru ilerlemek gerekir.

Şimdi karar verme zamanı! İyimser mi, kötümser mi olmayı tercih edersiniz?

Aslında her birimiz kötümserlik ve iyimserlik eğilimlerine sahibiz. Kötümserlikten uzaklaşıp hayata iyimser gözlerle bakmak istiyorsak hayatı kontrol etmek yerine duygu ve düşüncelerimizi kontrol etmeye çalışmalıyız. Martin Seligman’a göre hayat sadece engelleri aşmak için değil özünde mutlu olmak için yaşanmalıdır. Ve bunun için atılabilecek birkaç adımı şöyle özetleyebiliriz.

Aklımızdaki pozitif duygu ve düşüncelerin sayısını artırmalıyız. Bilimsel birçok deneye göre, zihnindeki düşüncelerinin çoğu olumlu olanlar daha mutlu yaşarlar. Seligman, depresyonda bile olsanız, her gece o gün yaptığınız üç olumlu davranışı –bunlar çok önemsiz, küçük şeyler bile olabilir– aklınızdan geçirerek uyumanızı öneriyor. Bu küçük egzersiz bile ertesi günün iyi geçmesine neden oluyor. Bunu alışkanlık haline getirenlerde ise depresyon riski azalıyor. Anlaşılan o ki zihnimizi olumlu düşüncelere odaklamak bize iyi geliyor.

İnsanın kendi güçlü yönlerini keşfetmesi ve hayatında bu güçlü yönlerini daha çok kullanması gerekir. İş hayatında kendi güçlü yönleri kullanan insanlar yaptıkları işle bütünleşiyorlar, zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varmıyorlar. İnsanı “alıp götüren” bu iş birisi için bahçeyle ilgilenmek olabileceği gibi başkası için bir rapor hazırlamak ya da arkeolojik kazı yapmak olabilir.

Mutlu insanlar ilişkilerinde sevgiyi ön planda tutup yapıcı tavır sergiler. Kendilerini kenara çekip başkalarını yargılamak yerine insanların hayatlarına dahil oluyor ve kendi hayatlarına insanları dahil ediyorlar.

Mutlu insanlar, hayatlarının anlamını bulmuş insanlardır. Hayatın anlamı bir şeye sahip olunca bulunmaz. Bir mevkiye gelmek de insana hayatın anlamını öğretmez. Herkesin anlam arayışı farklıdır elbette. Anlamlı bir hayat, kimisi için iyi çocuklar yetiştirmek, kimisi için mesleğini hakkıyla yapmak olabilir. Bu anlam sayesinde insan hayattaki varoluşunun nedenini anlar, hedefini netleştirir.

Hayatlarında anlam bulan ve olumlu ilişkiler yaşayan insanlar kendilerine somut hedefler koyup bu hedefleri gerçekleştirmek için yaşarlar. Hedefi olan insanlar hayata tutunurlar. Sanıldığının aksine başarılı insanlar en zekiler arasından değil hayattan beklediklerine en sıkı tutunanlar arasından çıkar.

Reklam

İyimserlik sadece ‘bardağın yarısı dolu’ demek değildir; engellerimiz ve zaferlerimizi nasıl değerlendirdiğimizle, bakış açımızla ilgilidir. İyimser ya da kötümser olma tercihlerimiz, yetkinlik hissimizi ve cesaretimizi doğrudan etkiler. Sonuçlara dair öngörüleri olumsuz olan insanların, risk alma, işe girişme olasılığı çok az iken; iyimser insanların hem işte hem de yaşamda daha aktif ve gözü pek oldukları bir gerçektir.

Yazımıza son verirken, Amerikalı yazar William E. Vaughan’ın “İyimser, yeni yıl gelsin diye bekler, kötümser eski yıl geçsin diye” sözünü anımsatarak, iyimser seçimlerinizin çoğunlukta olacağı mutlu bir yıl geçirmenizi dileriz.

Kaynak: Martin Seligman’ın “Öğrenilmiş İyimserlik” adlı kitabından ve Temel Aksoy’un “Öğrenilmiş İyimserlik” adlı yazısından esinlenerek hazırlanmıştır.

Hazırlayan: Demet Gülbay

Sonsuz Şifa Bireysel Seansları her derde çare buluyor.

Sunu1sdresdeKendi dönüşümünüzü kendiniz sağlayamıyorsanız

Cavit Çağ’ın uyguladığı
SONSUZ ŞİFA Enerjisi BİREYSEL SEANSI alarak
Geçmişte yaşadığınız olayların
Fiziksel, Ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarınızda biriken toksinlerinden
Bilinçaltınızda oluşan çöp inanç, korku, öfke, acı ve nefretin üzerinizdeki olumsuz etkisiniden, kurtulup
Hayatınıza yeniden Sevinci, Neşeyi, Mutluluğu getirerek, Esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu aydınlatarak
Kalıcı kalite ve sağlık getirebilir,
Aynı bedende yeniden sağlıklı olarak doğabilirsiniz.

Kendinize bu armağanı alın..
Siz buna LAYIKSINIZ
Tel:0533 835 2473

Eğer 18:00-21:00 arası bu telefonu ararsanız,

Herhangi bir ARACI olmadan Cavit ÇAĞ‘la görüşebilirsiniz.

Sevinç, Neşe, Mutlulukla birlikte Sonsuz ŞİFA sizinle olsun.

Sonsuz Şifa uzmanı Cavit Çağ çöp duygularınızı alarak yaşama aynı bedende yeniden doğmanızı sağlıyor iletişim 0533 835 2473

Senin KANATLARIN

İnanç ve düşüncelerindir..
Onlar seni ya uçurur,

Ya da düşür..
Sen hala uçamıyorsan..

Düşüncelerini KONTROL ET..
Vazgeçmen gerekenlerden

Vazgeç

VAZGEÇEMİYORSAN

SEN BİR KÖLESİN!

* Cavit Çağ

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

Neden kıskanır, aşağılar, yalan söyleriz. | Sonsuz Şifa

Bilinçaltındaki korkularımız bizi hangi davranışları yapmaya itiyor. Neden kıskanır, aşağılar, yalan söyleriz. Mükemmelliyetçilik: Mükemmel insanlar …