Reklam
Home » 03 - Düşünce Gücü » KORKULARINI SEV

KORKULARINI SEV

Hikayenle uyumlu tüm deneyimlere kolaylıkla açık olursun.Çünkü bildiğin alanda kendini rahat hissedersin. Bildiğinden emin  olduğunda, kontrolün sende olduğunu hissedersin. Ama alanı bildiğin  için, deneyimlerin sana çok az değişim getirir. Çünkü bu deneyimlerini  zaten varlığına,bünyene katmışsındır. Bildik deneyimler kişiyi değişime zorlamaz ve tehdit etmez. Bildik alanda yaşadığında,hikayesi  onun kabı olur ve kişi bu kabın içinde yaşar.

Hikaye çemberinin dışında, bilinenin dışında,bilinmeyen vardır. Bilinmeyen deneyimler henüz varlığına katmadığın deneyimlerdir. Bu deneyimlerin dışarıda kalmasının nedeni senin direncindir. Direnç,hikayenin etrafına duvar örer. Bilinmeyene izin vermek, Tanrı benliğinin bilinçli farkındalığına izin vermektir.

Hikayen bildik. Hikayenin dışındakiler bilinmeyen. Direnç duvarı bu ikisini ayırıyor. Direnci bırakmak,seninle bilinmeyen arasındaki engeli yıkmaktır. Direnmeyi bıraktığında ilhamın,vahiysel algılamanın bilinç eşiğine açılırsın. Bu açılımla bilinmeyeni bilinir kılarsın. Bu algı eşiğine adım attığında ilham,genişleme ve değişim, varlığında doğar. Bu bilinç ilham bilincidir. En derin fikirler ve sanat bu bilinç boyutunda doğar.

İnsanlığın en büyük başarılarının yaratıcıları, varlıklarını özgürce açarak, açılıma izin vererek bu boyuttan ilham aldılar. Günlük yaşamda, ilham bilinci günlük kararların netleştirilmesine yardım eder ve insan varlığının açılımı için yol göstererek ilham verir. Bu boyut sadelik boyutudur. Seçimler bu boyutta yürekten ve netlikle yapılır. İlham bilinci herkesin sahip olmak istediği bilinçtir ama çok az insan bu bilince ulaşır.

Başlangıçta bu boyutta algıladığın anlarda,hala hikayenin etrafında yarattığın duvarların arkasındaysan, değişim ve ilham mesajı seni korkutur. Bu duygu,”paraşütle atlama” duygusudur; nereye ineceğini, ne olacağını bilememe duygusu. Direncin kökeninde değişim korkusu –bilinmeyen korkusu- vardır. Hatta ölüm korkusu bile ölüm deneyiminin ne olduğunun bilmeme korkusudur. Bir şeyi gerçekten bilmek için ondan korkmamak gerekir. Bildiğin şeyden korkmazsın.

Herkesin hikayesinin kapsama alanı farklıdır. Kimliklerinin çok çeşitli deneyimleri vardır ve daha geniş alanda kendilerini rahat hissederler, kimilerinin alanları dardır.Ama ikisinin ortak noktası, hikayelerinin sınırlarının direnç gösterilen şeylerle belirlenmesidir. Direnç,varlığının özgürlüğünün, bir deneyimin getireceğinden korkarak, kendi içine geri çekildiği andır. Sınıra geldiğini hissettiğinde bu deneyimi yaşarsın ve geri çekilirsin.

Bu anda ya hikayene sadık kalarak direnci seçersin ya da yüreğini açarak direncin ortasına dalar ve deneyimi içeri alırsın. İkinci seçimi yaptığında bir bilinmeyen bilinir hale gelir. Daha önce direndiğin deneyime izin verdiğinde, varlığın özgürleşerek açılım yaşar.

Genellikle kişi bir şeye direniyorsa, kendisini koruduğuna, direncin kendisine yararlı olduğuna inanır. Bu düşünce,hapishanenin kapısındaki en büyük kilitlerden biridir. Tüm korkularının seni koruduğuna, sana yararlı olduğuna inanmak, hücrenin demir parmaklıklarını n varlığının sana yararlı olduğunu onaylamaktır. Bunu fark etmek kendinin hem mahkum hem de gardiyan olduğunun bilincine varmaktır.

Reklam

Tüm kilitler, tüm parmaklıklar korkunun kilitleri ,korkunun parmaklıklarıdır. Korkularının da belirleyicisi sensin. Korkularını kendinin seçtiğini söylemek, korkunun yaratıcısının sen olduğunun bir başka ifadesidir. Yaratıcının sen olduğunu bildiğinde,bu parmaklıkların gerekli olmadığını da bilirsin.  O zaman deneyimlemeyi arzu etmediğin şeyi seçmemek konusunda kendine güvenirsin.

Hikayenin mimarı sensin. Hikayeni yaratırken direnç duvarlarını, hangi noktanın ötesinden korkuyorsan oraya inşa edersin. Korkunla yüzleştiğinde, yarattığın direnç duvarını aşağı indirirsin ve alanını yeniden belirlersin. Alanın sürekli genişler,sürekli değişir. Kendini tanımladığın duvarların farkında oldukça, kendini duvarların sınırlarıyla özdeşleştirmeye de son verirsin.

Korkularının seni belirlemesine izin versen de,davranışlarını yönetmesine izin versen de, o sen değilsindir. Sen korkuların değilsin. Korkuların,kendi seçtiğin tanımlamayı ifade etmek için kullandığın bir araçtır. Seçtiğin ne ise osun. Korkularını geçerli kılmayı seçen de sensin, onlardan özgürleşmeyi seçen de sensin.

Korku kötü değildir. Bu derin ama ince bir noktadır. Korkularını anladığında içinde büyük özgürlük taşıdığını da görürsün. Korku,seni incitmeye çalışan dışsal bir güç değildir. Korku hissetmek bir hata değildir; korkuyla acı çekmek zorunda değilsin. Korku kendi varoluşunuyaratmak için kullandığın bir enerji boyutudur. Sevgi çeker, korku iter. Korku iterek ayrılık yaratır.Ayrılık temelde kendini tanımlama aracıdır.

Dualitede sevginin zıttı korkudur. Sevginin formasyonu için zıttı olan korku da sevgi kadar önemlidir. Burada dualistik sevgiden bahsediyoruz. Dualitenin iki ucundan birine odaklanmak mümkündür. Evrensel ya da koşulsuz sevgi ise tüm hayata eşit biçimde saygı duyan, kabul eden sevgidir. İtme gücü varolmadan çekim gücü varolamaz. Korkunun gücünü kendini sınırlamak için kullanırken, sevginin gücünü de kendini özgürleştirmek için kullanırsın.

Korkuyu bir zincir olarak değil, amacı olan bir araç olarak görebilirsin. Korkuyla kendini sınırlayarak yanlış bir şey yapmadın. O, kendi özgün hikayeni deneyimlemeyi arzu ettiğin için hikayene odaklanmana yardımcı oldu. Duvarların sana hizmet etti.Bu anlayışla duvarları kolaylıkla indirebilirsin. Çünkü duvarları kendinin yarattığını biliyorsun. Bir duvarı hata olarak gördüğünde onu yıkamazsın. Bu güçlü bakış açısıyla korkularınla yüzleştiğinde acı çekemezsin. Çünkü Tanrı benliğinin farkında olursun.

Korkularını yenerek hiçbir şeytanı ya da kötülüğü yenmiyorsun. Hiçbir şeyi aşmıyorsun. Sadece kendini korkuyla tanımlamamayı seçiyorsun. Güç harcayarak duvarları yıkmıyorsun. Artık onların temsil ettiği sınırlar içinde yaşamayı seçmeyerek duvarları yaratmaya son veriyorsun. Sınırlarının yaratıcısının sen olduğunun bilinci,özgür olma bilincidir.

Korkudan özgürleşmek, yüreğinin sevgisinin belirlediği, sınırları sürekli değişen rahatlık alanında yaşamayı seçmektir.Zihninin korkuları yerine yüreğinin sevgisini seçmektir. Korkularını sev. Korkularının açılımı seni özgürlüğe götürecektir.

Story Waters /Sen Tanrısın

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

SORU SORUN, DEĞİŞİMİ BAŞLATIN

Simone Milasas‘ın* ‘İşin Neşesi’ adlı kitabını okurken bir yerde takılıp kaldım, ilerleyemedim. Kitabı kapatıp düşünmeye …