Home » 03 - Düşünce Gücü » DÜŞÜNCE GÜCÜ – DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.
DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

DÜŞÜNCE GÜCÜ – DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR

Psikojenez: Herşey düşüncede başlar Bütün herşey düşüncede oluşturulur ve düşüncenin yapıcı sürecinin ürünü olarak gelişir

Düşünce sonsuzdur: Herşey düşüncenin ürünüdür Düşünme sonsuzdur

İnsana hakimiyet verilmiştir: İnsan, evrensel akılla birlikte kendi hayatını kendi oluşturur

Düşünce hem yönetici hem üreticidir: İnsanda iki görünümlü tek bir akıl vardır Erkek yönetici, dişi yapıcı düşünceyi kullanır

İnsan onurlandırılmıştır: İnsana hayatına hükmetme fırsatı ve sonsuz kaynakları kullanma fırsatı verilerek onurlandırılmıştır

Düşünce: Düşündüğüm şeyler zamanla gerçeğe dönüyorsa sadece gerçekleşmesini istediğim şeyleri düşünmeliyim

KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU

Bilinçaltı: Bedenin fonksiyonunun otomatik olarak yürümesini sağlar İster uyanık ister uyur vaziyette büyük istem dışı hayat sürer

Bilinçaltı koyulan kurala göre hareket eder: Bilinç emirleri verir ve bilinçaltı da bunu uygular

Gönüllü hizmetkar: Her emir, her önerme her inanç bilinçaltına kaydolur Hatta dikkat etmediğimiz şeyler bile kaydedilir, gerektiğinde ortaya çıkar

Yasalarımızı kendimiz yaparız: Cereyanda kaldım, öyleyse hasta olacağım Bilinçaltı bunu kaydeder ve bunu diyen hasta olur Hastalığın sebebi cereyanda kalmak değil cereyanda kalınca hasta olacağına inanmaktır

Birçok insan kendi kendisini hipnoz eder: İnsanlar gereksiz sınırlamalar yaparak kendilerini hipnotize ederler Kuralları insan koyar, bilinçaltı da uygular

Sınırları kaldırma: İnsanlar kendileri için kural ve yasalar koyar, sonrada bunların esiri olup mutsuz olurlar Düşüncenin değişimi hayatı da değiştirir İnancınızı değiştirin hayatınız değişsin

Kendini yönetme: Düşüncelerimi seçme hakkım var Başkalarının benim hakkım-daki düşünceleri beni bağlamaz İyilikleri düşünüyorum, iyilikler de beni seçiyor Korku ve nefret düşüncelerimde yok

İSTE VE SAHİP OL

Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilir Aklınızdan geçen herşey ergeç ortaya çıkar Kendimizi ne ile ve nasıl tanımlarsak öyle olmaya meylederiz Düşündüğümüz şey yavaş yavaş bilinçaltında kalıplaşır ve gerçek bir deneyimle kendini gösterir

Hayat yasalarla yönetilir: Bilinçli olarak düşünülen her düşünce, bilinçaltını etkiler ve bu etki düşüncedeki güç ve arzunun derecesine bağlı oluşarak eyleme dönüşür

Olumsuz düşüncenin sonucu: Bilinçaltına yanlış emir vermelerle insanlar zor durumda kalır Renkli mendil gördüğünde burnu şişeceğini düşünen insanın renkli mendil gördüğünde burnu şişer

Kendini yönetme: Geçmişi siliyorum, gelecek ise benim seçimimi bekliyor Geçmişteki hatalarımdan dolayı kendimi bağışlıyorum Geçmişi unutup yeni bir hayata başlıyorum İstediğim herşeyin olacağına inanıyorum

KENDİNİZ OLMA CESARETİNİ GÖSTERİN

Hergün tek bir kendini reddetme düşüncesine dahi yer vermeden bir saat için olduğunuz gibi kabul edin kendinizi Gerçekten kendinizi biliyorsanız bunu yapabilirsiniz

İnsan kendini küçümseme eğilimindedir: İnsan bilinçli olarak düşünebildiği güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı herşeyi yapabilir Evren sınır koymaz; biz inançlarımızla sınırlarız kendimizi

Gerçek benliğini keşfetmek: Yıllardır kafamızda olan ve gerçek benliğin ortaya çıkmasını engelleyen korku dolu olumsuz düşüncelerden kurtulmamız gerekir

Asla yalnız değilsiniz: Gerçek sevgi korkuyu defeder Ben’i sevmek içimizdeki gücün bizim vasıtamızla herşeyi yapabileceğini idrak etmektir

Taklit intihardır: İnsan mükemmel olmak için başkalarını taklit etmek zorunda değildir Hiç hata yapmayan kişiler hiçbir şey yapmayanlardır

En büyük arzu: En çok istediğimiz şey nedir İnanın ve sahip olun Düşüncenizi bunda yoğunlaştırın

Düşünce: Düşünmek, düşünceyi kendi algılamamız ölçüsünde kullanmak demektir

İstediğimize sahip olmak: Bilinçaltı herşeyi bilendir ve o kadar duyarlıdır ki her istediğimize cevap verir Ona ilettiğiniz her düşünceyi tatbik eder

Hakimiyeti ele geçirmek: Bilinçaltına düşüncenin toprağı denir Bildiği verilen tohum düşüncelerine cevap vermektir Her türlü hastalık bilinçaltının çalışma sistemini anlayamamamızdan kaynaklanır

AMAÇLARA ULAŞMAK İÇİN BEŞ İLKE

Kendiniz için ideal imajı belirleyin: Düşündüğünüz, inandığınız ve güvenle beklediğiniz şeye mutlaka ulaşırsınız İnanmışsanız hiçbir şey imkansız değildir

Amaçlarınıza sınır koymayın: Amaçlarınızı yalnızca kendiniz yargılayabilirsiniz Bu yargılamadan kaçının, çünkü kendinizi sınırlarsınız İnsanın kendini küçümseme eğilimi vardır İnsan olabileceğinin ötesini amaçlamalıdır

Çalışmadan inanmak işe yaramaz: Çalışmadan amaçlara ulaşmak mümkün olmadığı gibi üretkenlikten uzaklaştırır İnanç çalışmakla kusursuzlaşır

Düşüncelerinizi kendinize saklayın: Zihinsel imajınızı kendinize saklayın, gerekeni yapın ve bekleyin Kimseye birşey söylemeyin Aldığınız tepkilerle bir o yana bir bu yana savrulmayın

Hedeften ayrılmayın: Dikkatinizi amacınız üzerinde yoğunlaştırırsanız, bilinçaltınız ayrıntıları halleder Hayalinizi zihinsel olarak bitirin ve gerekeni tamamlayarak bekleyin İnandığınız ölçüde sahip olursunuz

Amaçlarınızın envanterini tutunuz: İnsan gün boyunca düşündüklerinin toplamıdır

Kendini yönetme: Amaçlarınızı yazın Onları gerçekten istiyor musunuz Amaçlarınızı benimseyin Amaçlarınızın dünyada yaşadığını hayal edin

SINIRSIZ FİKİR KAYNAĞINI KULLANMA

Gerçek anlamda başarıya ulaşanlar sezgilerinin sesini dinlemeyi öğrenip onu izleyenlerdir
Sezgiye güvenme: Sevgi küçük beşeri ben’imizi oradan çıkardığımız zaman ortaya çıkan yüce ilhamdır

Fikirler hiç umulmadık anda çıkar: Fikirler mücadeleden vazgeçtikten, yarı uykudayken ya da hayal kurarken ortaya çıkmaktadır

Yapıcı olma:

a)Düşünceleri bir noktada yoğunlaştırın Hangi yöne gideceğinizi iyi belirleyin ve her seferinde tek bir fikri içeri alın
b)Derinlemesine düşünmek aceleye gelmez İyi sonuç almak için projenizi bilinçaltınıza tam anlamıyla yerleştiriniz
c)Fikirler geldiğinde yakalamaya hazır olun, hemen not edin
d)Şimdi fikirlerinizi kullanmaya hazırsınız Fikirleri eleyerek doğruları kaydedin

Kendini yönetme: Ben de evrenin sırlarına ulaşabilirim, sonsuz bir kaynakla ilişkideyim

YAPICI İMGELEMENİN GÜCÜ

Dikkatimizi yoğunlaştırdığımız şeyi yaparız Yapmamız gereken bu yasayı bilmek ve etkin bir biçimde kullanmaktır

İmgeleme bizden önde gider: Arzuladığın ve dua ettiğin ne olursa olsun inan ve senin olsun

İçimizdeki yaşama yansır: İnsan uyum içinde yaşamaya gayret eder İnsanlığın ve kendilerinin zararına gibi görünüyorsa bile o anda kendileri için en iyi olduğuna inanırlar

Yapıcı imgeleme nasıl kullanılır: Dua ettiğimiz zaman kendimizi kaybetme ihtimalinden uzak tutar Dua ettiğimizde buna ulaşacağımızı bilir ve O’na yöneliriz Yapıcı imgeleme ısrarla kullanılırsa fikrin olduğu her yerde başarı da vardır

İnsan düşündüğü gibidir: Bugünkü düşünce yapımız yarınlarımızı hazırlamaktadır Kendimize acımaktan vazgeçmeliyiz Kendinizle ilgili inançlarınız emin olun yaşayacaklarınızı tayin eder Hayaliniz bırakın yukarıları gezsin

Kendini yönetme: Kendimi harika hissediyorum Yaptığımı iyi yaparım ve iyi sonuç alırım deneyimlerimi harika insanlarla paylaşırım İhtiyaç duyduklarım bana gelir Bütün düşlerim harika bir biçimde gerçekleşir

KENDİNE GÜVEN NASIL SAĞLANIR

Utangaçlığı yenmek: Dikkatler bir kişi üzerinde yoğunlaştırıldığında o kişi huzursuz olur Yoğun ilgi dikkat ve cesareti kırar Korkuyu bırakıp rahat ve dengeli davranmalıdır

Güven ve kibir: Güven hayat hakkında güven duygusudur Kibir ise sahip olmadığı güven duygusunun varlığını başkalarına ispatlamaya çalışmaktır

Başarısızlık korkusu: Kendine güveni başarısızlık korkusu bozar Başarılı olacağına inanma başarıyı getirir

Alaya alınma korkusu: Hayat boyunca komik duruma düşünce kızarıp kekeleriz

Reddedilme korkusu: Bazı insanlar arkadaş sahibi olmaktan korkar Reddedilmekten korktuğu için yalnız yaşamayı tercih eder

Onaylanmama korkusu: Kekemelik genelde aile tarafından istenen mükemmelliğin sonucudur, onaylanmama korkusunun bir sonucudur

Kötü sonuçla karşılaşma korkusu: Kötü sonuçla karşılaşma ve bunun üstesinden gelememe korkusu yüzünden insanlar riskli işlere girip büyüyemezler

Neye güveniyoruz: Güvensizlik herşeyin sınırlı insan benliğine bağlı olduğuna inanmaktan kaynaklanır Kendi gücümüz ve zekamız mücadele etmek için yeterli değildir Tüm güç ve zekanın sahibi olan Allah’a (cc) gitmeliyiz

Güven kazanmanın yolu: Herşeyin, içimizden geldiğine inanmalıyız Güç ve erdem Allah’ındır (cc)

Korkuyu yenmek: Allah (cc) sevgisi korkuyu safdışı bırakır İçimizdeki güç ve zekaya inanırsak herşeyi hallederiz

Meditasyon: Günde en az 15 dakikamızı Allah’ın (cc) büyüklüğünü ve yerini düşünmekle meditasyona ayırmalıyız Doğru yolu göstermesi için içinize dönün

Kendini yönetme: Başarsızlıktan korkmuyorum İçimden gelen sese inanıyor ve güveniyorum Hayatı neşe ve sevgi olarak görüyorum Nerede olursam olayım Allah’a (cc) güveniyorum

KARAR VERMEK

Düşüncelerine hakim olamayanlar davranışlarına da hakim olamazlar

Kesin karar: Karar vermeyen ilerleyemez Kararsızlık olursa bilinçaltı karmaşaya düşer Biz çoğu açıları kendimiz seçeriz

Kararsızlıktan kurtulma: Kağıt kalemle değişik ihtimalleri ve sonuçlarını yazın Yatmadan önce bilinçaltına soru yöneltin ve sabaha cevabını bekleyin Hayat durmadan değişiyor Bu yüzden esnek olun Yaşadıklarımız inandıklarımızın sonucudur

Kendini yönetme: Ben kararlı bir insanım İçimdeki mükemmeli kullanmak için aklımı kullanmalıyım

HUZUR

Düşündüğünüz, inandığınız güvenle beklediğiniz herşey mutlaka gerçekleşir Gerçek huzur hayatın bolluğunu farketmektir

Huzurun beş şartı:

a)Allah (cc) sevgisi şarta bağlı değildir
b)Kendi kendimize koyduğumuz sınırları kaldırmalıyız
c)Her insan sonsuzluğu kendi sözleriyle birleştirir
d)Düşünüp inandığımız herşey gerçekleşir
e)Verdiğimiz ölçüde hayattan alırız

Yeniden başlama: Kendi yanlış düşüncelerimiz haricinde hiçbir şey bizi bağlamaz İnançlarımızı değiştirmeliyiz

Para: Kötü olan para değil parayı çok sevmek, onu bütün iyiliklerin önünde tutmaktır Cimrilik veya fakirlik bir erdem değildir

Ekonomi: Ekonomik sistemi yermek bize birşey kazandırmaz Cimriler zenginleşiyor gibi görünseler de sevgiyi bulana dek fakirdirler

İyi olanı seçme: Kendimizi neye bağlarsak ne olduğumuzu düşünürsek öyle oluruz

Gerçek zenginlik: Asıl zenginlik ruhsaldır Tüm iyiliğin kaynağının varlığından haberdar olma insanı zengin kılar

Kendini yönetme: Ben zenginim Sınırsız kaynak ihtiyacımı veriyor Doğru zamanda doğru karar veririm

İŞLER KÖTÜ GİDİNCE

Her zaman bir çıkış yolu vardır: Mücadeleyi göze almak ve ne olduğu değil nasıl tepki gösterdiğiniz önemlidir Biz kaderimizin efendisiyiz

Tüm yaşam bizim hizmetimizde: Hayat toprağına ekilen her düşünce tohumu düşüncenin çeşidine göre meyve verir Her şey kendi türünü tekrar üretir

Yanlış imajı değiştirmeli: Sahip olduğumuz imajdan hoşlanmıyorsak onu hemen değiştirmeliyiz

Düşünce maddeye hakimdir: İçerdeki neyse dışarıdaki de öyledir

Büyük düşünme: Başımıza iyilikler geleceğine inanırsak gerçektende küçük iyilikler yaşarız Çünkü kendimiz için kabullendiğimizi deneyimleriz İşleri ters gittimi içimizde çevremizde heryerde mevcut güce inanmak gerekir

Kendini yönetme: Tüm hayat hizmetinde her problemin bir çözümü var Hiçbir şey beni yenemez
ZAMANIN EFENDİSİ
Zaman insanin sonsuzluk ölçüsüdür Bilinçaltına kalkacağınız zamanı yükleyin o saatte sizi uyandırır

Hipnotize ve zaman: Bir işi belli bir saatte bitireceğine inanan bir kişi er geç o işi o saatte bitirir

Sonsuz: Bilinçaltı geçmiş ve gelecek diye birşey bilmez Hep şimdiki zamanda çalışır

Kendini yönetme: Kendimi zamanın bağlarından kurtarıyorum Sonsuzluğu arzuluyor ve ulaşacağıma inanıyorum

İYİ BİR BELLEK İÇİN

1) Dinle, doğru yazılışını gözlerinde canlandır Kötü bellek dikkatsizlikten olur
2) Öğrenme fikirleri birleştirmeye bağlıdır
3) Belleğinize güvenin
4) Kesin sonuçlar içi kesin direktif vermeliyiz

Dikkat et: Dikkat iyi bir belleği getirir Dur bak ve dinle Fikirleri birleştirerek hatırlamaya çalışın Geçmişi bellekten silmek mümkün değildir

Bilinçaltınıza güvenin: Doğru hatırlama bilinçaltına güvene bağlıdır Belleğe güven sonuç verir

Yaşın önemi yok: Bellek yaşa bağlı değildir Bilinçaltına hatırlama direktifi vermeli ve sonucu beklemeliyiz Akıllı insan, konuşmak yerine hem kendisi hem de başkaları için faydalı olabilecek şahısların konuşturulmasını temin eden insandır

Bilinçaltı: Bilinçaltı herşeyi çok ince olarak kaydeder İhtiyaç zamanı ortaya çıkarır Hatırlamak istediğimiz herşeyi hatırlarız

Kendini yönetme: Hatırlamak için bilinçaltıma güveniyorum
RAHATLAMA

Gergin yatarsanız gergin uyursunuz Rahat bir uyku için önce gevşemeliyiz

Neden rahatlamalıyız: Bütün hastalıklar stres kaynaklıdır Gergin insan etkili çalışamaz Dengeli insan hayattan korkmaz, hayatla uyuşmazlığı yoktur

Zihinsel denge Ne olursa olsun sakin ve dengeli olmak mümkündür

Kendini yönetme: Kendimin rahat olduğunu hissettiğim zaman rahatlıyorum Tamamen mükemmel ve bütün olarak gevşedim Rahatladım

YAŞAMAYA BAK

Büyük sorunlarımız olduğunu kanıtlamaya çalışmaktan vazgeçelim Düşünce biçiminizi değiştirin Her güçlükten bir çıkış yolu vardır

Endişe: En kötü ihtimali düşünürsek bu endişedir ve yıkıcıdır Olumlu düşünce doğru eyleme geçiş yoludur Endişe bulaşıcıdır Herkese bulaşabilir

Dört endişe:

1) Gelecekteki ihtiyaçlardan dolayı endişe
2) Beden sağlığının yitirilmesi endişesi
3) Zihin sağlığının yitirilmesi endişesi
4) Yalnız kalma endişesi

Endişeye son:

1) Allah’ın (cc) varlığına inanma
2) Olumlu düşünmeye çalışmak
3) Dua ettikten sonra olumlu tavır takınmak

Gerekeni yap ve güce sahip ol

Çözüm var: Her çeşit hastalık iyileşir; yeter ki buna inanın
Kendini yönetme: Korkmuyorum Gelecekteki ihtiyaçlarım için endişelenmiyorum

KORKUYU YENME

Korku insanın en büyük düşmanıdır Korkunun kendinden başka korkulacak bir tarafı yoktur Korkuyla mantık yürütülmez Korku bir duygudur Gerçek bilindimi korku kalmaz Korkular önyargıdan kaynaklanır

Kendini yönetme: Korkacak hiçbir şey yok Herşeyin üstesinden gelecek güçteyim Güç içimde

SİGARA

Bilinçaltı verdiğimiz emirleri harfiyen uygular Biz emirleri veririz, bilinçaltı yerine getirir

Başarı: İnsanlar sık sık başarısız olurlar Çünkü gerçekten yapmak istemedikleri şeyleri yapmaya çalışırlar

Pratik: Pratik her zaman mükemmelleştirmez ama otomatikleştirir

Bilinçaltı emire karşılık verir: Sabah 06:00 ‘ da kalkmanız gerektiğinde inanın o saatte kalkarsınız

UYKUSUZLUK

Uyumak için hap alınır Güç hapın değil hapa duyulan inancındır

Kendini yönetme: Uyanık kalmaktan korkmuyorum Kavgacı düşüncelerden arınıyorum Kafam rahat, huzurla dolu

CESARET

Hayatta hiçbir şey bize karşı değil Bu yüzden çaresizliğe yer yok Dikkatimizi verdiğimiz şeyler büyür Dikkati iyiye olumluya yöneltirsek yaşadıklarımız bunlar olur

Kendini yönetme: Cesaretimi yitirmeyi istemiyorum Doğru seçim için yönlendiriliyorum İçimdeki kusursuz güce güveniyorum

SÜREKLİ HUZUR

Prensiplerin zaferinden başka hiçbir şey size huzur getirmez Dikkat huzur üzerinde yoğunlaştırıldığında kişi huzur için bir araç olur

Kendini yönetme: Son derece huzurluyum İyiliğin gücüne inanıyorum

Düşünce Şemaları

Gündelik hayatımızda sorunlara yol açabilen endişe,sıkıntı, çökkünlük ve öfke patlamaları gibi rahatsızlık verici duygusal durumların oluşmasına düşünce şemalarımızdaki bazı kusurlar katkıda bulunmaktadır Çevremizden etkilenerek ya da oluşan olaylarla aynı zamanda bizi o an için rahatlatsın diye kullandığımız bazı düşünceler alışkanlık haline gelerek, otomatik olarak kullanılmaya başlanır Bu tarz düşünce şemalarının ortak özelliği, gerçeklik ilkesinden ve akılcılık temelinden ayrılmış olmalarıdır
Bunlar:

1-Filtre oluşturma:

Karşılaştığınız durumlar ya da olayların tek bir yönü sizin için önem ifade ediyor, diğer alanları anlam taşımıyorsa, o kısımları hesaba katmıyorsanız filtre oluşturmaktasınız Bazı kişiler yaşadıkları bir olay başkaları için ne kadar güzel olursa olsun, onun içinden olumsuz bir durumu adeta cımbızla çıkartırlar Eğer kişinin duygusal yapısı çökkünlüğe eğilimli ise kendilerinin küçümsendiği ya da kayıp yaşantılarını öne çıkarabilirken; öfkeye eğilimliler kendilerine haksızlıkta bulunulduğunu; endişeli,evhamlı kişilerde kendileri ya da çevrelerindekilerle ilgili tehdit olarak algıladıkları şeyleri ön plana çıkarabilirler Bu durumda bizi rahatsız edebilecek olaylar adeta mikroskoptan bakar gibi büyür, diğer güzel taraflar küçülür

Bu durum kendi geçmişimizi düşündüğümüz anlarda da kendini göstermektedir Eskileri düşündüğümüzde sadece üzücü, kaygı verici, sinirlendirici ya da kararsız kaldığımız durumları daha çok hatırlıyor ve diğer anılar çok kolay bir şekilde aklımıza gelmiyorsa, gene bilinçaltımız aynı işlemi otomatik olarak yapıyor demektir

2- Ya hep ya hiç tarzında kutuplarda düşünmek:

Aslında her şeyin iyi ya da kötü özellikleri vardır Hiçbir şey sadece beyaz ya da sadece siyah olmayıp , gri ya da lila renk tonlarındadır Ying-yang durumu gibi (her siyahın içinde bir beyaz; her beyazın içinde de siyah bir bölüm olduğu şeklinde uzak doğu felsefesine ait bir model)

Yani olaylar, insanlar, durumlar ya iyidir ya kötü şeklinde sadece masallarda görülebilen iki durumda bulunur

Bu tür bir düşünce temelinde eğer bir şey yeterince mükemmel değilse, o yetersizdir ve kötüdür Bu şekilde mükemmeliyetçi bir düşünce yapısı, kişinin kendisi için belirlediği yüksek hedefler ve niteliklere ulaşamadığı zaman, kendini başarısız ve yetersiz hissetmesine yol açar Bu da beraberinde depresif ve kişinin kendisi ve çevresine eleştirel yaklaştığı bir duygulanımı getirir

Bu düşünce yapısında hataya ve olağan olmak kabul edilir bir durum değildir Bir tek hata kişinin dünyanın en mantıksız kişisi olduğu düşüncesini oluşturabilir Bir kişinin kendine ait bir sıkıntısı nedeniyle, size yönelik bir unutkanlığı ya da hatası o kişiyi silmenize ve yok saymanıza neden oluyorsa bu şekilde düşünüyorsunuz demektir

3- Aşırı genellemeler yapmak:

Karşılaştığınız bir olay nedeniyle, hemen olayın sonucunu bütün hayatınıza yönelik yargı haline getirip, yetersiz verilerle genelleme yapıyorsanız bu düşünce şemasını kullanıyorsunuz demektir Belli bir durumda yaşadığınız bir olumsuz olay, daha sonra yaşayabileceğiniz benzeri olaylarda da yaşanacak şeklinde bir düşüncenin oluşmasına yol açabilmektedir Bunun eseri olarak bir kişi sizi görmeden yanınızdan geçtiğinde, “bak işte bana selam vermedi, yeterince bana değer vermiyor, sevmiyor” şeklinde gerçek olmayan bir düşünceyi oluşturabilmektedir Sabah karşılaştığınız bir aksilik “ kötü başladı her şey ve her şey kötü gidecek şeklinde genellemelere yol açabilmektedir Kişinin konuşma içeriği sık sık herkes, hiç kimse,her şey, her zaman, hiçbir zaman gibi ifadelerle doludur Bu tür düşünce yapısı ile, kişinin hayatı sınırlanır ve çok küçük çaplı bir ilişki ağı oluşur

4-İnsan sarrafı olma ( karşısındakinin ruhunu okuma):

Başkaları hakkında kolayca fikirler ileri sürerek onların davranışlarının temeli, amacı ve sonraki hareket tarzları ile kendinizi bağlayıcı kararlar alıyorsanız bu tarz bir düşünce şemanız var demektir Bu şekilde başkalarının hissettikleri, olaylardan etkilenişleri yönünde hipotezler üretirsiniz Doğal olarak, bu tarz bir düşünce yapısı kişinin olaylar ya da kişilere karşı bakışından etkilenmektedir Yani kendinizde olan bir takım davranış şekillerini karşınızdakine yansıtırsınız Karşınızdakinin düşündüğünü sandığınız şey , aslında sizin düşündükleriniz ve hissettiklerinizin bir yansımasıdır Başkalarının yapacağını düşündüğünüz davranışlar ya da hisler, doğal olarak o kişilerin genel hareket ya da hissediş tarzı olmayacaktır Ancak siz onların farklı davranacağını düşünerek, gereksiz ya da olumsuz tavırlar alabilirsiniz “ bu durumda muhakkak kızmış olmalı, benden bunun acısını çıkarır” şeklindeki yaklaşımlar gibi

5- Olası en olumsuz temayı senaryolaştırma:

Çok ufak bir durumun sonucunda kişinin o olayın bir felaketle sonlanıp, olası bir facia haline getirmesidir Kişi bu nedenle yakınlarından birinin başına gelen bir sorunun, kendisi ile benzerliği olmasa da kendi başına geleceğini düşünebilir Normal vücutsal belirtiler bile bir kanser habercisi olarak düşünülebilir Ekonomik olarak sıkıntıya düşen birisi, eşi ve çocuklarının kendisini terk edeceği ve kimsesiz olarak bir köGoogle Page Rankingü altında yaşayacağını umutsuzluk içinde hayal edebilir Bir kaza geçirebileceği korkusu ile hayatını kısıtlayabilir Bu kişilerin konuşma içerikleri “eğer , ya”gibi sözcüklerle doludur

6-Kişiselleştirme- sorumluluk sahibi hissetme:

Çevrenizdekilerin söylediklerinden ya da yaptıklarından kendinize yönelik uygunsuz anlamlar çıkarmanız söz konusudur Bu yapıyı kullanan kişiler sürekli olarak, kendilerini çevrelerindekilerle kıyaslarlar “ben arkadaşlarım kadar para kazanmadığım için eşim bana böyle davranıyor” şeklinde düşünüp huzursuz hissedebilirler Bu kişilerin kendilerine güvenleri yeterince kuvvetli olmadığından, devamlı olarak kendilerini olumsuz anlamda başkaları ile kıyaslayıp, olaylardan sorumlu hissederler Çevreden gelen her bir uyaranı ( bakış, söz, davranış vBulletin) kendinize verdiğiniz değerin bir ölçütü olarak görürsünüz

7-Kontrol odağınızın durumu:

Kendinizi eğer çevresel şartların, etrafınızdakilerin kontrolüne, olayların akışına bırakıyorsanız, etrafınızdakilerin yörüngesine ,onların dümen suyuna giriyorsanız kendiniz güçsüz hissedeceksinizdir Bu durumda hayatınızda herhangi bir değişim yapamayacağınızı düşünebilecek ve aciz hissedeceksiniz Etrafınızdakileri ve dışınızdaki dünyayı da bu durumda göreceksiniz Sonuçta olumsuz durumlara düştüğünüzde , bundan başkalarını sorumlu addedip, onları suçlayacaksınız Aşırı bir kadercilik düşüncesi ile bu durumlarla karşılaştığınız için her şeyi sineye çekip, çözüm yolları aramaya da çalışmayacaksınız Dolayısı ile kendinizi kurban olarak algılayacaksınız ve ‘ilahlar kurban istedi’ şeklinde düşünüp, hayal kırıklığına uğrayacaksınız Oysa ki hayatınızın dümeninizi elinize alarak, yaşamınızın tek sorumlusu siz olduğunuzu idrak ederek, kendi kararlarınızı almakta aktif olsanız hayattan daha çok keyif alabilirsiniz Yanlış da yapsanız, deneme yanılma en iyi öğrenme yolu olduğundan, bu deneyim size çok şeyler öğretecektir

Bu durumun tam tersinin olması, kontrol odağınızın aşırı derecede sizde toplanması halidir Kendiniz aşırı güçlerle donanmış hissedebileceğiniz için etrafınızdakilerin eylemlerinden kendinizi sorumlu tutar hale gelebileceksiniz Kendinizi mitolojideki tüm dünyayı omuzları üzerinde taşıyan ‘Atlas’ gibi hissedeceksiniz Bu tarz bir hissediş, etrafınızdakilerin gereksinimlerine aşırı duyarlı olma şeklinde bir sınırsızlık hali, her türlü gereksinimleri giderebilecek kadar kendini adeta tanrı gibi hissetme durumu ve bu ihtiyaçların karşılanması sorumluluğunun başkasına değil de kendinize ait hissetmenizden kaynaklanmaktadır Bu şekilde etrafınızdakileri size muhtaç ve korunması, desteklenmesi, beslenmesi gereken kişiler olarak algılayacak, onların yapmaları gereken sorumlulukları üstlenecek, adeta ağır işçilik yapar hale geleceksiniz Dolayısı ile etrafınızdakilerin mutluluk, dert ve sorunlarından kendinizi sorumlu tutacaksınız Bunların hepsini yapmaya çalıştığınızda çok yorulup kendi hayatınızı yaşayamayacaksınız Asıl yapmanız gerekenleri yapamayıp, ulaşabileceğiniz başarıları göremeyeceksiniz Bu kadar bölündüğünüz için, yakınlarınızdan kişi başına ayırdığınız vakit de azaldığından, yaptıklarınızın yeterli görülmediğini anlayıp, boşa kürek çekmiş hissedebileceksiniz Bu kadar koşuşturma içinde bunları elinizden gelebildiği kadar yaptığınızda mutlu olabilecek , sıklıkla da doğal olarak yetişemediğinizde kendinizi suçlu ve mutsuz hissedebileceksiniz Bir arkeolojik kazı bölgesinde şöyle bir yazı ile karşılaşılmış “kendini bil, kendini tanı, sen sadece bir insansın”

8-Bireysel adalet algısı :

Bireysel ilişkilerinizde size özel, sizin başkalarına ya da başkalarının size yönelik yapılması gerektiğinizi düşündüğünüz, çok da objektif olamayabilecek bir takım kural ve yönetmelikleriniz vardır Eğer sevgiliniz sizi sevseydi, hep yanınızda olurdu; arkadaşınız gerçek bir dost olsaydı, size istediğiniz miktarda borç verir hatta hibe ederdi; benim bu iş yerimde çalışmamı gerçekten isteseler ve bana değer verselerdi, en yüksek zammı bana verirlerdi, hayat ve insanlar yeterince adil olsalardı gibi düşünceler kişinin etrafına yönelik hipotezler üretmesi, kişiyi mutsuzluğa sürükler Mutlaka sizin bakış açınız başkalarının bakış açısından farklıdır Suyun üzerinden suya bakacak olursanız dibi çok yakın görürsünüz, oysa gerçek çok farklıdır, suya daldığınızda yakın gibi gözüken dibi bulamayabilirsiniz Bu şekilde düşünerek hareket etmek, kendinizi mutsuz hissettireceği gibi,kişiler arası sorunlar yaşamanıza da yol açabilir

9-Duygularınızın doğruluğundan taviz vermemek:

Burada sözü edilen şey, duygularınız neyi söylüyorsa ona körü körüne inanmanızdır Eğer kendinizi suçlu, başarısız, değersiz hissediyorsanız mutlaka öylesinizdir, o tür bir davranış yapmışsınızdır şeklindeki düşünüş tarzı sizi çökkün hissettirecektir Kendinizi kızgın hissediyorsanız muhakkak çevrenizdekiler sizi kızdıracak bir şey yapmıştır şeklindeki gene bu tarz bir düşünce de etrafınızdakilerle daha da olumsuz şeyler yaşamanıza yol açabilir duygularımız düşüncelerimizle el ele dolaşmaktadır Eğer herhangi bir şekilde düşünceleriniz mantık çerçevesinden, gerçeklik ve objektiflikten uzaklaşıyor ise, buna uygun şekilde hissedersiniz Sadece mantık ya da sadece duygulara dayanan ilişki ve evliliklerin yürümeyeceği gibi mantık ve duygular bir arada yaşamalıdır

10- Kendinizi değil, çevrenizdekileri değiştirme düşüncesi:

Etrafınızdakilerin hareket ya da düşüncelerini değiştirebilirseniz, insanlar sizin mutluluğunuza hizmet edebilir hale gelirler şeklinde komik olacak ama biraz emperyalist bir bakış açısı insanlarla aranıza aşılması güç Berlin duvarları örebilir Benzer bir şekilde bulunduğunuz yeri değiştirirseniz sorunlardan kurtulabileceğiniz düşüncesidir Aslında değiştirmeniz gereken ve değiştirebileceğiniz şey sadece sizin kendi düşünüş ve davranış şekillerinizdir ‘İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır’ diyen atasözünde olduğu gibi, önce biz kendimizi düzeltmeliyiz Başkalarını kendi kafamızdaki şekle uydurmak için baskı, şiddet, tehdit, ısrar, duygu sömürüsü elbette ki geri tepecektir Bu davranışları gören kişi yeterince kuvvetli olmasa bile, Gandi gibi pasif direnişle kendi haklılığını gösterecektir Tüm ilgi odağınız bu tarz bir düşünüş yapısı ile, çevrenizdekilere yönelecek dolayısı ile kendi kişiliğinizi geliştiremeyecek ve bilgeliğe giden yolda kazalar yapmanıza yol açacaktır Unutmayın mutluluğunuz sadece size bağlıdır, başkalarının davranışlarına değil

11-Önyargı ile çevrenizdekileri sınıflamak:

İnsanların sizi rahatsız eden bir özelliği nedeniyle onları yaftalamak onlarla ilişkileriniz bozacaktır Sizinle tanışmamış bir kimsenin sizinle konuşmaması onu soğuk bir kişi yapmaz Aynı şekilde iş yerinizdeki bir üstünüz işinde titiz bir insansa, bu onun insafsız, acımasız bir insan olduğunu da göstermez İnsanları yeterince tanımadan, kendinizi onların yerine koyarak empati yapamadan davranırsanız, hatalı sonuçlara ulaşırsınız Elbette ki, bu görüşlerinizin bir bölümünde haklı olabilirsiniz ancak her insanın olumlu yönleri olabildiği gibi olumsuz yönleri de vardır Bunları göremezseniz onları sevebilme ve yakın hissedebilme olanaklarınızı harcamış olursunuz Bu da sonuçta ilişki çemberinizin daralıp, yalnız kalmanıza ve bir takım güzel şeyleri paylaşarak mutlu olmanıza engel olacaktır Bir patron “ bana çalışırken kahkaha atacak adam bulun” demiş Çalıştığınız yerden mutlu olmaya çalışırsanız verimli olursunuz

12-İnsanları günah keçisi haline getirip, suçlu aramak:

Kişiler eğer kendi sorumluluklarını yerine getirmez ve sonuçları nedeniyle sıkıntı yaşarlarsa kolayca suçlanacak birisi olduğunu bilmek onları kısa bir süre için rahatlatabilir Bu şekilde kendi sorumluluğunuzda olan bazı şeyleri hatası olmayan kişilere yıkarak, ilk planda rahatlayabilirken, uzun erimde etrafındakilerle ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğundan mutsuz olacaktır Siz üzerinize düşen incelemeyi yapmadan, gerekli seçme şanslarınızı kullanmadan, istekleriniz yeterince dile getirmeden, yeri geldiğinde hayır demeden bir takım davranışlarda bulunursanız, bunu izleyerek karşınıza çıkan olumsuz sonuçlar nedeniyle çevrenizdekilerin size kötülük yaptığını, düşmanca davrandığını, haksızlık yaptığını düşünebilirsiniz Bazı durumlarda sorumluluk almamak için yorgun ,bitkin hissettiğini öne sürebilirler Bu durumlarının fark edilmeyerek kendilerinden sorumluluklarını yerine getirmeleri istendiğinde, çevrelerini durumlarını anlamamakla öfkelenerek suçlayabilirler Halk arasında “hem suçlu, hem güçlü” denen tarzda bir davranış şekli ile zeytinyağı gibi üste çıkabilirler Alışveriş yapan kişi, aldığı malı kendisi seçmektedir Aldığı mallar arasında bozuğu ayıklamaz, ayırmazsa suçun büyük bölümü kendine aittir Temelde yatan şey sorumluluk alıp, bu sorumluluğu yürütebilecek kararlı, dengeli özgüvene sahip olamamaktır Unutmayınız ki her zaman haklı olamazsınız

13-Kalıplaşmış mutlaka-asla düşünce yapısı:

Bu düşünce yapısında aşırı derecede, olması ya da olmaması gereken belirli hareketler ve kurallar silsilesi vardır Bu kurallar Hammurabi kanunları gibi kesin nitelikler taşır ve tartışılamaz Duygularımı daima kontrol etmeliyim, asla yanlış yapmamalıyım, adeta bir granit gibi sürekli güçlü olmalıyım gibiBunlardan en ufak bir taviz bile verilmemesi gereklidir o kişiye göre Bu nedenle sizin kurallarınız, düşünüş, giyim tarzınız vBulletin özelliklerinizin dışında hareket eden kişiler tahammül edilemez, sıkıntı uyandıran kişiler haline gelir Onlar size göre ötekidir, yabancıdır, zarar vericidir Bu düşünce tarzına göre her şey tek tip , bir örnek olmalıdır Çok sesliliğe tahammül yoktur Böyle düşünerek hayatınızı kısıtlarsınız, başkalarından bir şeyler öğrenemezsiniz Sürekli olarak yapmalı-yapmamalı,olmalı-olmamalı dersiniz Kendinizi geliştiremez ve kendinizi sevemezsiniz, her şeyi görev haline getirirsiniz Kendinizden çok fazla şeyler bekleyerek, rahat edemezsiniz Etrafınıza karşı hoşgörünüz azaldığı gibi, kendi hareket serbestinizi de kısıtladığınız için mutsuzluğa giden yolunuzu kendiniz açarsınız

14- Kendini doğruluk abidesi olarak görme:

Devamlı olarak, kendi fikirleri ve hareket tarzının haklılığını, doğruluğunu, gerekliliğini ispata yönelik bir savunma davranışı içinde olmanızdır konu edilen düşünce şeması Farklı görüşler sizi ilgilendirmemekte, sizin için önemli olan şey, fikirlerinizi değiştirilemez şekilde koruyup, çevreye ifade etmeye çalışmaktır Hata yapmadığınıza inanırsınız ve bu nedenle farklı bakışları onların yanlışıdır aslında

Halk arasında “sabit fikirlilik” olarak bilinen bu durum, esnek olmayan bir düşünce yapısıdır ve kişinin gelişime kapalı olması sonucunu getirir Görüşleri babadan oğula geçen bir tarzda ,onlarla benzer kalıplar şeklindedir Bireysel düşüncelerinize uymayan , diğerlerinin daha mantıklı olan savlarını destekleyen bulgular yok sayılıp, hesaba katılmaz Başkalarının düşünce, his ve davranışlarını objektif olarak tartamadan, kişinin kendisinin hep bir şeylere hakkı olduğu şeklindeki algıları çevreleri ile sorunlar yaşamalarına neden olur Kişiler daima kendilerini merkez alır, hep “nalıncı keseri” gibi düşünsel açıdan durumları kendi taraflarına yontarlar “haklıyım çünkü; bu benim en doğal hakkım” şeklinde konuşurlar

15- Ödüllendirilme beklentisi:

Bu düşünce şeklinde insanlara ve çevreye karşı öylesine özverili olacaksınız ki, insanların gözünde çok yükseklere çıkacaksınızdır Sürekli gerekli gereksiz fedakarlıklarda bulunurlar Bu şekilde hareket edip, daha iyi bir karşılık bulma , daha çok sevilme ve ilgi görme beklentisinde olan kişiler yüksek beklentilerine uygun bir karşılık göremediklerinde hayal kırıklığına uğrarlar ve insanları nankör, soğuk kişiler olarak görebilirler Bu tür ödüllendirilme beklentisi ile hareket etmek kişilerde başkaları üzerinde bir takım haklar sahibi oldukları yönünde haksız bir bakış açısına sokabilir Bu da kişinin çevresi ile ilişkilerinde sorunlar yaşayıp, mutsuz olmasını getirmektedir

Alıntı

  • DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

    DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

Sonsuz Şifa Bireysel Seansları her derde çare buluyor.

Sunu1sdresdeKendi dönüşümünüzü kendiniz sağlayamıyorsanız

Cavit Çağ’ın uyguladığı
SONSUZ ŞİFA Enerjisi BİREYSEL SEANSI alarak
Geçmişte yaşadığınız olayların
Fiziksel, Ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarınızda biriken toksinlerinden
Bilinçaltınızda oluşan çöp inanç, korku, öfke, acı ve nefretin üzerinizdeki olumsuz etkisiniden, kurtulup
Hayatınıza yeniden Sevinci, Neşeyi, Mutluluğu getirerek, Esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu aydınlatarak
Kalıcı kalite ve sağlık getirebilir,
Aynı bedende yeniden sağlıklı olarak doğabilirsiniz.DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

Kendinize bu armağanı alın..

Siz buna LAYIKSINIZ

Tel: 0533 835 2473

(WHATS APP” tan da arayabilirsiniz)

Eğer 18:00-21:00 arası bu telefonu ararsanız,

Herhangi bir ARACI olmadan Cavit ÇAĞ‘la görüşebilirsiniz.

Sevinç, Neşe, Mutlulukla birlikte Sonsuz ŞİFA sizinle olsun.DÜŞÜNCE GÜCÜ - DÜŞÜNCE ŞEMALARI NELERDİR? KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

KIZILDERİLİLERİN ŞEREF YASALARI

KIZILDERİLİLERİN ŞEREF YASALARI

1 – Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua …