Home » 02 - Günlük Mesajlar » Toplanın, mutluluğun sırrını veriyorum!

Toplanın, mutluluğun sırrını veriyorum!

Para, mutluluk getirmiyor kardeşim! Modern dünya, sadece ‘daha zenginlerin’, ‘daha az zenginlerden’ biraz daha mesut olduğunu, bu saadetin de ‘üstünlük’ hissinden kaynaklandığını ve uzun sürmediğini keşfetti! Psikologlar ‘mutluluk’ konusuna takmış durumdalar. Temel ihtiyaçları karşılandığı sürece, daha fazla para ekstra bir mutluluk getirmiyor.
Peki, kim, niye mutlu oluyor? Time dergisinin son sayısı, birçok bilim adamının bu konuda yaptığı araştırmalardan çıkan ilginç sonuçları konu alıyor. Mutluluk, bizim sandığımız etkenlerden çoğuyla hiç bağlantılı değil!

Para? Hiç alakası yok!
Eğitim? Hiç etkisi yok!
Zeka? Aynı şekilde!
Gençlik? Bilakis! Yaşlıların hayattan gençlere göre daha çok zevk aldıkları ve depresyona daha az meyilli oldukları kanıtlanmış!
Evlilik? Araştırmalara göre, evli insanlar bekarlara göre biraz daha mutlu olsa da, bunun sebebi zaten mutlu olmaya meyilli insanların evlilikleri daha kolay yürütmesiyle ilgili olabilir!
Güneşli havalar? Hayır! Amerika’nın bol yağmurlu bölgelerinde yaşayanların Kaliforniyalılara göre daha depresif olmadığı kanıtlanmış!

O zaman insanları mutlu eden ne?
Bulgulara göre dini inanç insanların mutluluğunu artıran önemli bir etkenmiş. İnanan insanlar zorluklara karşı daha kolay göğüs geriyor ve daha iyimser oluyorlarmış.
Arkadaşlar, mutsuzluğa karşı müthiş bir ilaçmış! Ahbapları, dostları, aileleri ve çevreleriyle daha yakın ve sık ilişki kuran insanlar karamsarlıktan uzak kalmak için en etkili formülü bulmuşlar.
Bu arada, mutlu olmak için bir grup psikoloğun kullandığı’gün inşa etme’ metodundan bahsetmek lazım. Denekler bir gün önce dakika dakika ne yaptıklarını hatırlayıp, bu aktivitenin onların açısından mutluluk düzeyini birden yediye kadar işaretliyorlar. Bu test 900 kişide uygulanıyor. Sonuçlar ilginç…

En çok mutluluk veren aktiviteler, arkadaşlarla sosyalleşme, evde yatıp gevşeme, dua etme ve yemek yeme… Bunları spor yapma ve televizyon seyretme takip ediyor.

Tuhaf ama ‘çocuklarla ilgilenmek’ listenin en altlarında, ev işinin bir sıra üstünde yer alıyor! Çoğu insanın hayatında mutluluğunun kaynağı olarak gördüğü çocukların, günlük hayatın mutsuzluk sebeplerinden biri olması ilginç! Demek ki, mutlu ettiğini sandığınız her şey mutlu etmiyor! Ancak, günlük hayatta insanı sinirlendiren, geren, mutsuz eden ufak tefek olaylar, hayatın genelinde mutluluk kaynağı olabilirmiş! Sürekli şikayet ettiğiniz stresli işiniz,
hayatınızın en önemli rengi olabilir örneğin.

Psikologların bu konuyla ilgili edindiği farklı bir bulgu da: ‘Sonların gücü’! Sözgelimi, sizi çok mutlu eden bir ilişki, son bir haftasında berbat kavgalar ve gözyaşı dolu bir ayrılıkla sonlanıyorsa, bütün hayatınız boyunca o ilişkiyi kötü hatırlıyorsunuz!
Bu konu, kolonoskopi yaptıran bir grup insan üzerinde test edilmiş. Biliyorsunuz kolonoskopi, bağırsaklarla ilgili rahatsız edici, biraz acılı bir muayene metodu. Bir grup hastaya standart kolonoskopi yapılmış. Diğer grupta ise kolonoskopi aleti, muayeneden sonra 60 saniye hareketsiz bırakılmış. Hastalara acı veren bölüm aletin hareketleri olduğu için, uygulama 60 saniye daha uzun sürdüğü halde, muayenenin sonu 60 saniyelik acısız bir zaman dilimiyle bittiği için, ikinci gruptaki hastalar, uygulamayı, ilk gruba göre daha az rahatsız edici bulmuşlar!

Peki, herkes mutlu olabilir mi? 1996’da yapılan bir araştırmaya göre, bir insanın hayatından memnun olması, yüzde 50 oranında genetik yapısına bağlı! Genler neşeli, rahat bir kişilik yapısını, stresle başa çıkma kapasitesini, depresyon ve endişeye mehili yönlendiriyor! Eğer bir insan genetik olarak mutluluğa meyilliyse, başına berbat şeyler de gelse, hatta kaza sonucu bir uzvunu bile kaybetse, zaman içinde, eski mutluluk seviyesine ya da ona yakın
bir noktaya dönebiliyor!

Bütün psikologların üzerinde fikir birliğine vardıkları üç mutluluk formülü var:
Şükretmek, iyilik yapmak ve yaptığın işi sevip daha çok konsantre olmak!
Şükretmek, hayattan duyduğun memnuniyeti ifade etmek, hatta bunu düzenli olarak yazmak ve söylemek, sadece insanın keyfini yerine getirmekle kalmıyor; Kaliforniya Üniversitesi’nin araştırmasına göre fiziksel sağlığı düzeltiyor, enerji seviyelerini yükseltiyor, acı ve yorgunluğu azaltıyor!

İyilik yapmak, söz gelimi düzenli olarak bir huzur evini ziyaret etmek, bir komşuya yardım etmek, babaanneye mektup yazmak, mutluluk derecesini ani ve dramatik biçimde artırıyor!

Ne para, ne aşk, ne güneş, ne gençlik. Yaptığınız işi sevip, o işe bütün konsantrasyonunuzu ve enerjinizi severek vermek de, mutluluğun formüllerinden biri. Marangoz olsanız da, doktor olsanız da böyle. O kadar araştırma, kolonoskopide ekstra 60 saniyeye katlanan denekler (!), yazışmalar, toplantılar, istatistikler. ..

Psikologlar yine bize anaokulunda öğretilenlerle kutsal kitaplarda yazılanları bulmuşlar:

Mutlu olmak için çalış, iyilik yap, şükret!

** Gülse Birsel

Sonsuz Şifa Bireysel Seansları her derde çare buluyor.

Sunu1sdresdeKendi dönüşümünüzü kendiniz sağlayamıyorsanız

Cavit Çağ’ın uyguladığı
SONSUZ ŞİFA Enerjisi BİREYSEL SEANSI alarak
Geçmişte yaşadığınız olayların
Fiziksel, Ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarınızda biriken toksinlerinden
Bilinçaltınızda oluşan çöp inanç, korku, öfke, acı ve nefretin üzerinizdeki olumsuz etkisiniden, kurtulup
Hayatınıza yeniden Sevinci, Neşeyi, Mutluluğu getirerek, Esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu aydınlatarak
Kalıcı kalite ve sağlık getirebilir,
Aynı bedende yeniden sağlıklı olarak doğabilirsiniz.

Kendinize bu armağanı alın..

Siz buna LAYIKSINI

Tel: 0533 835 2473

(WHATS APP” tan da arayabilirsiniz)

Eğer 18:00-21:00 arası bu telefonu ararsanız,

Herhangi bir ARACI olmadan Cavit ÇAĞ‘la görüşebilirsiniz.

Sevinç, Neşe, Mutlulukla birlikte Sonsuz ŞİFA sizinle olsun.

Cavit Çağ çöp duygularınızı alarak yaşama aynı bedende yeniden doğmanızı sağlıyor iletişim 0533 835 2473
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

2 Dakikada Okunacak Ve Yaşam Sevginizi Yenileyecek 15 Başucu Notu

Sadece bir kere yaşarız. Hayat ne kadar zor olursa olsun, hayatımıza duyduğumuz sevgiyi asla kaybetmemeliyiz, …